KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/438 E., 2025/2361 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Karar Metni
475 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki asıl ve birleşen dosyalarda davalı alacaklı ile bir kısım birleşen dosyalarda şikayetçi borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Taraflar arasındaki dava sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın Dairemizce özet ve sonuç olarak "...şikayet tarihi olan 13.01.2021’de henüz takibe dayanak Tarsus 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ilamı hakkında verilmiş bir bozma kararı bulunmadığı, bu suretle ilamın ayakta olduğu anlaşılmakla Bölge Adliye mahkemesince tarafların İlk Derece ESAS NO : 2025/438
Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının esası incelenerek, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken..." şeklinde bozulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararı temyiz edilmiş olmakla;
1-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 03.11.2023 tarih ve 2022/194 E.-2023/2086 K. sayılı ilk kararını temyiz etmeyerek kendisi için şekli anlamda kesin hükme dönüştüren alacaklının asıl ve birleşen dosyalarda direnme kararına yönelik temyiz isteminin REDDİNE,
2-Birleşen 2021/35 E., 2021/36 E., 2021/48 E. ve 2021/55 E. sayılı dosyalarda şikayetçi borçluların temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
6100 sayılı HMK'nın 30. maddesinde “Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” şeklinde usul ekonomisi ilkesi hüküm altına alınmıştır.
Direnme kararının 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373/5. maddesi gereğince değerlendirilmesinde; takibe dayanak Tarsus 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.12.2020 tarih ve 2018/379 E.-2020/373 K. sayılı ilamının tüm taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 02.03.2022 tarihli, 2021/1410 E.-2022/1128 K. sayılı ilamı ile tüm davalıların temyiz itirazları kabul edilerek, önceki bozma ilamına uyulmasına rağmen gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, usulü kazanılmış hakların gözetilmediği,
ıslah üzerine ileri sürülen zamanaşımı def'ilerinin gözetilmediği diğer hususlarda keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği gerekçeleriyle bozulduğu görülmüştür. Bu durumda, dayanak ilam bozulmakla, hüküm ortadan kalktığından bozma ile ortadan kalkan ilama dayanarak takibe dayanak ilamın infaz kabiliyeti bulunmadığına dair şikayetin esasına ilişkin inceleme yapılması usul ekonomisi ilkesine aykırılık teşkil etmektedir.
O halde, şikayetin konusunu teşkil eden dayanak ilam şikayet tarihinden sonra bozularak ortadan kalktığına göre; Bölge Adliye Mahkemesinin şikayetin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ve 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca şikayet tarihindeki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdir edilmesine dair direnme kararının yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/438, K. 2025/2361, 17 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama