KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/4719 E., 2025/7234 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Karar Metni
750 kelime·4 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı ile davalılardan ..., ... İnş. Ltd. Şti. ve ... tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1- Davalılar ..., ... İnş. Ltd. Şti. ve ...’nun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Davacı vekili; davacı Banka ile davalı ... Gıda İnş. Ltd.
Şti. arasında imzalanan 18/07/20 12... /11/2014 tarihli genel ticari kredi sözleşmeleri imzalandığını, davalılar ... ve ...’nun kefil olarak sözleşmeleri imzaladıklarını ve bankaya olan borcun tahsili amacıyla 10/11/2014 tanzim 31/12/2014 vade tarihli 500.000,00 TL bedelli ve 08/06/2010 tanzim 31/12/2014 vade tarihli 200.000,00 TL bedelli bonoların teslim ettiğini, borcun vadesinde ödenmemesi üzerine 31/12/2014’te borçlulara hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini ve ardından Fatsa İcra Müdürlüğü’nün 2015/927 Esas ve 2015/949 Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, borçlu ...nin pasif tapu kayıtlarının incelenmesinde;
adına kayıtlı Samsun İli ... İlçesi ... Mahallesi 5 71... Parsel, zemin kat 7 nolu bağımsız bölümü 25/10/2013 tarihinde davalı ...’e 3.000,00 TL bedelle devrettiğini, devir işleminin alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek İİK 277 ve devamı maddeler uyarınca taraflar arasındaki tasarrufun iptali ile icra dosyalarındaki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesi talep edilmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde ve sonraki beyanlarında özetle; taşınmaza ilişkin resmi senette her ne kadar 3.000,00 TL’ye satın alındığı yazılmış ise de biriktirdiği 77 bin TL’ye satın aldığını, bedelini nakten ödediğini, devir tarihinde taşınmaz üzerinde hiçbir şerhin bulunmadığını, yapılan satış işleminin alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla yapılmadığını, gerçek bir satış olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalılar ..., ... ve ...’in akraba olmaları nedeniyle ve birbirlerine yakın oturmak istediklerinden aynı yerde taşınmaz satın aldığı, karşılıklarını da davalı borçluya ödedikleri, davalılardan kimisinin bankadan çekmiş olduğu kredilerle satın almış oldukları konutun-dairenin karşılığını ödediği,kimisinin de ellerinde bulunan ziynet eşyalarını satarak karşıladığı, her üç davalının da kötü niyetle borçlu ile el birliği içerisinde hareket ederek davaya konu edilen taşınmazları satın aldıkları hususu ispatlanamadığı gerekçesiyle bu davalılar yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden Fatsa İcra Müdürlüğü’nün 2015/927 Esas sayılı takip dosyası bakımından kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı, davalılar ..., ... İnş. Ltd. Şti. ve ... tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar davacı, davalılar ..., ... . Gıda İnş. Ltd. Şti. ve ... vekilleri tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
2004 sayılı İİK’nın 278’inci maddesi “Mütat hediyeler müstesna olmak üzere, hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar batıldır. Ancak, bu müddet haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki seneyi geçemez” hükmünü içermektedir. Maddenin üçüncü fıkrasının ikinci bendi ile “Akdin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler” bağışlama gibi kabul edilmiştir.
Somut olayda; Fatsa İcra Müdürlüğü’nün 2015/927 Esas sayılı icra dosyası kapsamında davalı borçlu şirkete ait bilinen adreste tutulan 23/03/2015 tarihli haciz tutanağının İİK’nın 105’inci maddesi kapsamında geçici aciz belgesi niteliğinde olduğu, iptali istenilen Samsun İli ... İlçesi ... Mahallesi 5 71... Parsel, zemin kat 7 nolu bağımsız bölümün 25/10/2013 tarihinde 3.000,00 TL bedelle davalı ...’e devredildiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu gayrimenkulün davalıya devredildiği tarihteki gerçek değerinin ise 112.700,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
İİK'nın 278/III-2 maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olmasına, 3. kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiği yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamaması ve edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceğine göre mahkemece davalı ...’e yapılan tasarruf yönünden; misli aşan bedel fark olduğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/4719, K. 2025/7234, 17 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama