İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 12. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/6036 K.2025/7002

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor…

Esas2025/6036Karar2025/7002Tarih3 Kasım 2025Okuma7 dk · 1.384 kelime

KÜNYE

12. Hukuk Dairesi 2025/6036 E., 2025/7002 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Kasım 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.384 kelime·7 dk okuma

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 615,40 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 03.11.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

Dr. ...'in Karşı Oy Yazısı:

Şikâyetçi borçlu şirket vekili, aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus takibe dayanak bonoda imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını, şirketin lehtara bono vermediğini resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık eylemine maruz kaldığını beyan ederek takibin iptalini alacaklının tazminat ve para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece imzaya itiraz yönünden Adli Tıp Kurumundan alınan 4.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda imzanın borçlu şirket yetkilisine ait olduğu kanaatine varıldığı, rapora itiraz edilerek yeniden Adli Tıp Kurumundan rapor alınması talebinin reddine karar verildiği, ilk derece mahkemesinin davanın reddi kararının borçlu şirket vekilince istinaf edildiği, istinaf dilekçesinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü, İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğü uzmanlık raporunda “...yukarıda tespiti yapılan bulgular birlikte değerlendirildiğinde;

bahse konu senedin imza hanesindeki “...” ibareli el yazıları ve borçlunun imzasının bulunduğu bölüm açıkta kalacak şekilde bir düzenek hazırlanıp senedin diğer bölümlerinin muhtemelen başka bir belge ile kapatılıp şahsın bu belgeye isim yazısı ve imzasının farklı bir amaç için attırılması suretiyle husule getirilmiş olabileceği değerlendirilmiştir.” şeklinde kanaat bildirildiği görülmektedir.

Aynı şekilde Ağır Ceza Mahkemesinin talebi üzerine Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 6.2.2023 tarihli raporunda “Yukarıda belirtilen belgeler değerlendirildiğinde; inceleme konusu senette yer alan ‘...’ isim yazısı ve atılı imzadan faydalanılarak oluşturulmuş olduğu…” görüşüne yer verildiği anlaşılmakta olup bölge adliye mahkemesi 25.4.2025 tarihli kararında takibe konu senet altındaki imzanın borçluya ait olduğu bilirkişi raporları ile anlaşıldığı, sahtelik iddiasının tartışma yerinin icra mahkemesi değil genel mahkemeler olduğu gerekçesi ile istemiş esastan reddine karar verildiği,

kararın borçlu şirket vekilince temyiz edildiği görülmektedir.

Takip alacaklısı aleyhine İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 20225/5 75... /174 Karar ve 18.3.2025 tarihli kararı ile nitelikli dolandırıcılıktan mahkumiyetine karar verildiği, ayrıca İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/809 Esas, 2025/122 Karar sayılı kararı ile takibe konu bono nedeniyle borçlu şirketin senet alacaklı ... da içinde bulunduğu davacılara borçlu olmadığının tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Şu hale göre, borçlunun borçlanma iradesi olmaksızın başka amaçlarla attığı imza kullanılarak elde edilen belgenin senet haline dönüştürüldüğü, bu hali ile takibe konu bononun kayıtsız şartsız borç ikrarı içermediği anlaşılmakla takibe konu senedin zorunlu olan bu unsurdan yoksun olması nedeniyle bono niteliğinde olmadığı görülmektedir.

TTK’nın 659. maddesinin birinci bendinde yazılı senedin geçersizliğine ilişkin def’iler mutlak def’i niteliğinde olup, herkese karşı ileri sürülebilir.

İİK’nın 170. maddesi imzaya itirazı İİK’nun 169/a maddesi borca itirazı düzenlenmiş olup, imzaya itiraz dışındaki itirazların borca itiraz sayıldığından borca itirazın İİK’nın 169/a-1 fıkrasında yazılı belgedeki ispatlanması gerektiği, bu konuda alınacak bilirkişi raporunun dar yetkili icra mahkemesinde dikkate alınamayacağı ileri sürülebilir. Ancak borçlunun senedin geçersizliğine ilişkin bu itirazının belge ile ispat mümkün değildir.

Bu konuda açılan menfi tespit davasında sahtelik incelemesinin HMK 211 maddesi uyarınca bilirkişi incelemesi sureti ile yapılacağını, bilirkişi rapor sonucuna göre karar verileceği öngörülmektedir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu öncesinde 1086 sayılı HUMK'nun 317. maddesinde dava açılmış ve o davada sahteliği iddia edilen senet hakkında inkar edilen imzanın borçluya ait olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yapılmamsına ve senedin yazıldığını görenlerin tanık olarak dinlenmelerine karar verilmiş ise senedin dava sonuçlanıncaya kadar hiçbir işleme dayanak yapılamayacağı düzenlenmiştir.

HUMK’nun 308,3 09... .maddelerinde yer alan sahtelik incelemesi HMK de 211 madde de düzenlenmiş olup HUMK 1086 sayılı Kanunda yer alan tanık dinlenmesi yeni düzenlemede kabul edilmemiştir. İİK’nun 170/3 fıkrasının göndermesi ile İİK’nın 68/a maddesinin 4.fıkrasına göre icra mahkemesince bilirkişi incelenmesinin yaptırılacağı düzenlenmiş olup İİK’nın 68/a-h fıkrasının göndermesine yaptığı HMK’nun 211 maddesi imza incelenmesinde de uygulama alanı bulmaktadır.

İcra mahkemesi veya genel mahkemenin yaptıracağı bilirkişi incelemesi HMK’nın 211.maddesi çerçevesinde yapılacağı için alınacak raporlarda inceleme yöntemi olarak bir fark bulunmadığı gibi icra mahkemesi veya genel mahkemenin bilirkişi raporunda farklı anlam ve sonuçları çıkarması da mümkün değildir. Çünkü senedin yazıldığını görenlerin tanık olarak dinlenmesi HMK 211. maddede yasaklanmıştır.

Bu durumda icra mahkemesinin dar yetkili olup inceleme yetkisinin kısıtlı olduğundan genel mahkemelerin daha geniş yetki ile sahtecilik iddialarını incelediğinden söz edilemez. Senette imza dışında yazıda sahtelik yapılıp yapılmadığının tespiti sadece bilirkişi incelemesi ile mümkün olmaktadır.

Bilirkişi yaptığı inceleme sonucunda imzanın borçluya ait olduğunu, ancak bu imzanın senet ile borç altına girme iradesi olmaksızın başka amaçlarla atıldığını tespit eder ise genel mahkemeler tarafından borçlunun bu senetten dolayı borcunun olmadığının tespitine karar verilmektedir.

İcra mahkemesinin dar yetkili olması, İcra İflas Kanununda yazılı hallerde belli bazı kuvvetli belgeler ile alacak veya borçlunun iddiasının ispat edebileceği ve icra mahkemesinin bu belgeler dışında inceleme faaliyeti yapamayacağı anlamına gelir. Senedi tanzim eden kişinin tanzim tarihinde ehliyetsiz olduğu bilirkişi raporu ile ispatlanır ise icra mahkemesi bu rapora dayanak senedin geçersizliğine karar verebilmektedir.

İİK’nın 170/a maddesi uyarınca icra mahkemesi süresi içindeki şikayet ve itiraz dolayısı ile kendisine intikal edecek işlerde takibe dayanak kambiyo senedinin bu niteliği haiz olmadığını veya alacaklının kambiyo senedi mucibince takip hakkına sahip bulunmadığını re’sen inceleyerek takibi iptal edebilir.

İmza incelemesi sırasında alınan raporda senedin borçlanma iradesi olmaksızın başka amaçlarla atılan imza kullanılarak elde edilen belgenin bono haline dönüştürüldüğü sonucuna varır ise icra mahkemesinin bu raporu “dar yetkiliyim” diyerek göz ardı etmesi mümkün değildir. Alacaklı kambiyo senedine dayanak takip talebinde bulunduğunda, bu senedin kambiyo senedi olduğunu ve geçerli olduğunu iddia ediyor demektir. Genel kural herkes iddiasını ispat zorundadır.

Takibe dayanak bononun sahtelikle oluşturulduğu rapor ile tespit edildiğinde, senedin kayıtsız şartsız borç ikrarı olma özelliği ortadan kalkacağından, ispat yükü kendisinde olan alacaklı alacağın varlığı ve miktarını genel mahkemelerde açacağı alacak davası ile ispatlayabilir.

Nitekim HGK’nın 02.05.2007 tarih, 2007/12-234E., 2007/232 K. sayılı kararında; bononun ön yüzünün ve arka yüzünün ve imzalarının elektronik tarayıcılarla taranmak suretiyle oluşturulduğu dosyadaki raporlardan anlaşılmaktadır. Ortada üzerinde imza incelemesi yapılacak bir bono bulunmadığından borçlunun imzaya itirazının haklı olup olmadığının saptanmasına olanak yoktur. Dolayısı ile alacağın tahsili yargılamaya muhtaç hale gelmiştir.

Burada genel hükümlere göre dava açmak ve alacağın varlığı ile miktarını kanıtlayıp hüküm altına aldırmak yükümlülüğü alacaklıya aittir. Nitekim Yargıtay HGK’nın 27.06.2001 gün ve 2001/12-545-548 sayılı kararlarında aynı yöndedir” şeklindeki açıklamalar yapıldıktan sonra icra mahkemesince İİK’nın 169/a ve 170/a maddesi gözetilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği vurgulanarak mahkeme kararı bozulmuştur.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi yerleşik içtihatlarında bono metninde yazı veya rakamla bilirkişi raporunu dikkate alarak takibin kısmen veya tamamen durdurulması veya takibin iptaline karar verilmesi gerektiğini ifade etmektedir. Örneğin bono gerçekte 10.000 TL iken ‘000’ eklenerek 10.000.000 TL haline getirildiği bilirkişi raporu ile tespit edildiği halde takibin 10.000 TL üzerindeki kısmının durdurulmasına karar verilmektedir.

Borçlunun bu bonoda tahrifat nedeniyle borca kısmi itirazı İİK’nın 169/a-6 yazılı belgelerle değil, bilirkişi raporu ile ispatlanmakta, yerleşik Daire kararlarında bilirkişi raporu ile tahrifat sabit olduğu takdirde bu husus borca itiraz olarak değerlendirilerek takibin kısmen veya tamamen durdurulmasına karar verilmektedir.

Aynı şekilde uygulamada “taşıma imza” olarak adlandırılan başka amaçlarla atılan imzadan faydalanılarak bu imzanın üstünün doldurulup borç haline getirildiğini tespit eden bilirkişi raporuna dayalı olarak İİK’nun 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmelidir. Bu halde borçlunun menfi tespit davası açmaya zorlanması ve yüksek miktarları bulan dava harcı ödemesi söz konusu olmadan takibi durdurma imkanına kavuşacaktır.

Kaldı ki borçlu menfi tespit davası açsa bile bu sahteliğin

farkına hakkında icra takibi yapılmasından sonra vardığından takipten sonra açılan menfi tespit davası ile icra takibinin durdurulmasına karar da verilemez. HMK’nın 209/1 madde hükmünün icra takiplerinde uygulama alanı olmadığı konusunda yerleşik Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin kararları olup, menfi tespit davasının açılması ile birlikte icra takibi durdurulamaz. Kaldı ki borçlu şirket vekili takibe konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti kararı da almıştır. Takibe konu bonolarda yazı ve imzada sahtelik iddiaları icra mahkemesinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucuna göre icra takibinin durdurulmasına veya iptaline karar verilmesi gerekir.

Yukarıda yazılan nedenlerle mahkemece alınan raporlara göre takibe konu bononun kayıtsız şartsız borç ikrarı içermediği ve bono niteliğinde sayılamayacağı için alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirir hale geldiğinden alacaklının genel mahkemelerde alacak davası açmakta serbest bulunduğundan, takibin İİK 170/a maddesi uyarınca iptaline karar verilmesi ve bu nedenle bozulması görüşünde olduğumdan çoğunluğun kararın onanması yönündeki görüşüne katılamıyorum. 03.11.2025

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/6036, K. 2025/7002, 3 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6036
Karar No
2025/7002
Tarih
3 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/6038 K.2025/7003
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/6039 K.2025/7212
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/6040 K.2025/6862
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/6041 K.2025/7244
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/6041 K.2025/10221
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/6042 K.2025/7242

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.