KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/6215 E., 2025/7276 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklılar tarafından başlatılan ilamlı icra takibinde borçlunun icra mahkemesine başvurarak meskeniyet iddiası ile haczedilmezlik şikayetinde bulunduğu, icra mahkemesince şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verildiği, kararın alacaklılar tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair hüküm kurulduğu görülmektedir.
2004 sayılı İİK'nın 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendinde; 'borçlunun "haline münasip" evi haczedilemez.' hükmüne yer verilmiştir.
Meskeniyet iddiası nedeniyle haczedilmezlik şikayetinde; haline münasip ev değeri ve şikayete konu taşınmazın değerinin, haciz tarihi itibariyle taşınmazın bulunduğu bölgedeki diğer taşınmazlarla emsal mukayesesi yapılmak ve aynı vasıftaki taşınmazların alım-satım değerleri denetime elverişli ve somut veriler içerecek şekilde tespit edilmek suretiyle, İİK'nın 82/12. maddesi gereğince belirlendikten sonra borçlunun haline münasip evi alabileceği miktar, mahcuzun değerinden az ise mahcuzun satılarak, borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine, artanın hak sahiplerine ödenmesine,
satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına; şayet borçlunun haline münasip evi alabileceği miktar mahcuzun değerinden fazla ise haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı, kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez.
Öte yandan yukarıda da belirtildiği üzere meskeniyet iddiası bir haczedilmezlik şikayeti olup; mahcuzun değerinin ve borçlunun haline münasip alabileceği mesken değerinin haciz tarihi itibariyle belirlenmesi zorunludur.
Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan 24.11.2023 tarihli bilirkişi raporu ve 20.12.2024 tarihli bilirkişi ek raporlarında meskeniyet şikayetine konu taşınmazın ve haline münasip ev değerinin keşif tarihi itibarıyle belirlendiği ve mahkemece keşif tarihi itibariyle tespit edilen bu değer üzerinden hüküm kurulduğu, alacaklıların bu hususu da temyiz konusu yaptığı anlaşılmaktadır.
O halde İlk Derece Mahkemesince, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda bilirkişiden ek rapor aldırılarak haciz tarihi itibari ile evin değerinin ve haciz tarihi itibari ile borçlunun daha mütevazi semtlerde haline münasip evi alabileceği değerin tespit edilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi için kararın bozulması cihetine gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/6215, K. 2025/7276, 17 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama