KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/6377 E., 2025/8199 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Karar Metni
1.206 kelime·6 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İlamlı icra takibinde şikayetçi borçlu icra mahkemesine başvurusunda; yabancı para alacağının takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı üzerinden takip başlatıldığı ve 10.12.2024 tarihli dosya kapak hesabına göre dosya borcunun yatırıldığından bahisle 11.12.2024 tarihli dosya kapak hesabının iptali ile aynı tarihli dosyanın infazen kapatılması ve teminat mektubunun iadesi isteminin reddine dair kararın iptali ile dosyanın infazen kapatılmasına ve teminat mektubunun iadesine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece şikayetin kabulüne karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararı kaldırılarak şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesinde; “Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 3. fıkrasında; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Yine aynı Kanun'un 60. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir. Alacaklı takip talebinde (vade veya takip talebi günündeki rayice göre ödeme yerine) fiili ödeme günündeki rayice (döviz kuruna) göre alacağının Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Bunun için alacaklı yabancı para alacağının (takip tarihindeki kur üzerinden) Türk parası karşılığını takip talebinde göstermesi ve ayrıca yabancı para alacağının fiili ödeme tarihindeki kurdan talep ediyorsa bu hususu da takip talebinde belirtmek gerekir. Bu halde alacaklı vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar yabancı para üzerinden faiz (3095 Sayılı Kanun m. 4/a) talep edebilir.
Somut olayda, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.12.2020 tarih ve 2017/194 esas, 2020/706 karar sayılı kararına dayalı olarak 26.01.2021 tarihinde başlatılan ilamlı takipte, takip dayanağı ilamın hüküm kısmında "125.000 Euro alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı kanunun 4/a maddesinde düzenlenen faiziyle davalıdan tahsiline ve davacıyı ödenmesine" karar verildiği, icra müdürlüğünce 10.12.2024 tarihinde yapılan dosya hesabına göre borç miktarının 1.826.488,11 TL olarak belirlendiği, 1.826.500,00 TL’nin 11.12.2024 tarihinde takip borçlusu tarafından icra dosyasına yatırıldığı,
11.12.2024 tarihinde yeniden yapılan dosya hesabında borçlu tarafından yapılan ödeme düşüldükten sonra bakiye borç miktarının 4.397.110,02 TL olarak belirlendiği, borçlunun dosyanın infazen kapatılması ve teminat mektubunun iadesi talebinin ise 11.12.02024 tarihli karar ile; alacaklının yabancı para borcunun fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden alacağın tahsilini talep ettiğinden bahisle 11.12.2024 tarihli hesap tablosuna göre dosya borcunun tamamen ödenmemiş olduğu gerekçesi ile reddine karar verildiği görülmektedir.
Örnek 4-5 ilamlı takipte alacaklı tarafından, 1.118.750,00 TL asıl alacak, 42.118,10 TL ilam vekalet ücreti, 8.562,21 TL yargılama gideri ve harç, 109,00 TL yargılama gideri ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.263.689,40 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, her ne kadar dayanak ilamda yabancı para (EURO) üzerinden hüküm verilmiş ise de alacaklının takipte tercihini "Türk Lirası"ndan yana kullandığı ve açıkça "TL" üzerinden takip başlatıldığından bu takip talebine uygun 03.03.2025 tarihli bilirkişi raporuna göre şikayetin kabulüne dair yerel mahkeme kararı yerindedir.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken takip talebinde alacaklının seçimlik hakkını alacağın fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden tahsilini istediği şeklinde kullandığı gerekçesiyle yazılı şekilde şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/6377, K. 2025/8199, 15 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama