KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/6725 E., 2025/8022 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar Metni
3.150 kelime·16 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazlarının reddi ile;
Alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, borçluların icra mahkemesine başvurusunda; sair hususlarla birlikte, tasarrufun iptali ilamı kapsamında taraflarına icra emri gönderilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek icra emrinin iptalini talep ettikleri, İlk Derece Mahkemesince şikayetin kısmen kabulü ile takibin ve icra emrinin iptali talebinin reddine, İstanbul 27. İcra Müdürlüğü 2012/14294 E. sayılı icra dosyasında icra emrinde, İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.01.2023 tarih, 2021/7 Esas, 2023/16 Karar sayılı kararı hüküm bölümünün 1/A,
1/B ve 1/C fıkralarının alt kısmında yer alan. "A- "...'dan ... ve ...'a devredilen ... Enerji Elektrik üretim A.Ş.'nin %20 hissesinin İİK'nun 283. Maddesi gereğince haciz ve satışıdır" kısmının icra emrinden çıkarılmasına, icra emrinin 2.sayfasında yer alan 2.maddenin 2.paragrafının. B- Ödemeler düşüldükten sonra yapılan hesaplama uyarınca.
"10.03.2023 tarihi itibariyle bakiye asıl alacağın 2.057.159,92 Euro, bakiye işlemiş bakiye faizin (%6) 1.023.686,95 Euro olmak üzere toplam 3.080.846,87 Euro olarak" düzeltilmesine, C- İcra emrinin 2.sayfasında yer alan "İcra Vekalet Ücreti 1.207.533,36-TL, Bakiye Tahsil Harcı 8.431,760,45-TL'dir." şeklindeki ibarenin icra emrinden çıkarılmasına karar verildiği, karara karşı borçlular tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, borçlular tarafından kararın temyiz edildiği görülmektedir.
Tasarrufun iptal davası İİK'nın 277 ve devam eden maddelerinde düzenlenmiştir.
İİK'nın 283. maddesinin birinci fıkrasına göre "Davalının iptal davası sabit olduğu takdirde, bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve davanın konusu taşınmaza davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir".
Bu hükme göre davanın kabulü kararı ile dava konusu mal borçlunun mülkiyetine geri dönmez. Sadece iptal edilen tasarruf, iptal davasını açmış ve kazanmış olan alacaklıya karşı hüküm ifade etmez; yani yalnız bu alacaklı bakımından iptal edilmiş sayılır. İptal davasını kazanan alacaklı, bununla tasarruf konusu olan mal sanki borçlunun mülkiyetinde imiş gibi ESAS NO : 2025/6725
onu cebri icraya dahil etme (haczetmek) hakkını kazanır. Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre dava konusu tasarrufun iptaline ve bunun yanında davacı alacaklıya icra müdürlüğünün "... sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olarak dava konusu taşınmaz üzerinde haciz ve tasarruf yetkisinin tanınmasına" da karar verilmesi gerekir.
Bu halde alacaklı İİK'nın 143. maddesinin 3. fıkrasında yazılı süreye uymasına yani bir takip yapmasına veya üçüncü kişiye yeni bir ödeme emri göndermesine gerek kalmadan iptal davasının kabulüne ilişkin ilamı icra dairesine vererek aynı takip dosyasından iptaline karar verilen tasarruf konusu malın haczini ve satışını ister. Alacaklının haciz ve satış isteyebilmesi için mahkeme kararının kesinleşmesi şart değildir.
İcra dairesi iptale konu malı satıp, elde edilen satış bedeli ile davacı alacaklıya (faizi ile birlikte) alacağını ve iptal davasında lehine hükmedilen yargılama giderlerini öder, geriye para artar ise, bu para (borçluya değil) davalı üçüncü kişiye ödenir. Tasarruf iptal ilamı şikayete konu icra dosyasını kapsamadığından bu takip dosyasının tarafı olmayan üçüncü kişilere borçtan sorumlu tutularak onlara muhtıra gönderilemez.
İİK 283. maddesinin ikinci fıkrası ise iptal davası üçüncü şahıs elinde çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nisbetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkum edilir.
İİK 283/2. fıkrasının uygulanabilmesi için borçlunun lehine tasarruf yaptığı üçüncü kişinin iktisap ettiği malı veya hakkı başka bir kişiye (dördüncü) devretmiş ve bu dördüncü kişinin iyi niyetli olması gereklidir. Bu halde mahkeme üçüncü kişiyi (davacı alacaklının alacağından fazla olmamak üzere) elinden çıkardığı malın, (elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri) oranında tazminata mahkum eder.
Bu halde alacaklı bu tazminat ilamı ile doğrudan doğruya davalı üçüncü kişi aleyhine ilamlı icra takibi yaparak alacağına kavuşur. Bu ilamın infaz için kesinleşmesi gerekmez. İlamlı icra takibi sonucunda alacaklı üçüncü kişinin malvarlığına dahil olan mal ve hakları haczettirip satarak ilamda hükmedilen tazminat alacağını tahsil eder(Kuru, Baki. İcra ve İflas Hukuku, El Kitabı, Ankara 2013, s. 1432-1440).
Tazminat ilamında faiz konusunda bir hüküm bulunmasa bile tazminat ilamının karar tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar faiz isteyebilir.
Somut uyuşmazlıkta, alacaklı ... Finansal Kiralama A.Ş. tarafından borçlular ...Tarım Hayv. ve Enerji İşl. San. ve Tic. A.Ş., ..., ..., San. ve Tic. A.Ş. aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe geçildiği, alacaklı tarafından borçlu ...’nın satışını yaptığı şirket hisselerine ilişkin tasarrufun iptali davası açıldığı ve İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/7 E., 2023/16 K. sayılı 26.01.2023 tarihli ilamı ile "Davanın kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak ve hiçbir koşulda icra dosya alacağını geçmemek kaydıyla,
A)Davalılardan ...'nın ... ve ...'a yapılan ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. Hisse devir işlemlerinin muvazaa sebebiyle hükümsüzlüğünün tespiti ve iptali ile İİK 283 kıyasen uygulanarak kayıt iptali gerekmeksizin hisseler üzerinde İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün 2012/14294 Esas sayılı dosyası üzerinden davacıya cebri icra ve satış yetkisi verilmesine,
B)...'dan ... ve ...'a yapılan ... Enerji Elektrik üretim A.Ş. hisse devir işlemlerine ilişkin tasarrufun İİK 280/1 maddesi gereğince iptali ile aynı Kanunun 283. maddesi gereğince kayıt iptali gerekmeksizin hisseler üzerinde İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün 2012/14294 Esas sayılı dosyası üzerinden davacıya cebri icra ve satış yetkisi verilmesine,
C)...'dan ... ve ...'a yapılan ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. hisse devir işlemlerinin ticari işletme devri niteliği olması nedeniyle davalılar ... ve ... BK'nun 202, İİK 44... son maddeleri gereğince İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün 2012/14294 Esas sayılı dosyasından diğer davalı ... ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulmalarına,...” dair karar verildiği, bu karara istinaden tasarrufun iptali davası davalıları şikayetçi borçlular hakkında icra emri gönderildiği,
tasarrufun iptaline konu ilamda şikayetçilerin takibe konu borçtan müteselsilen sorumlu tutuldukları belirtilmiş ise de İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/7 E., 2023/16 K. sayılı 26.01.2023 tarihli ilamı istinaf incelemesi sonucu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin 12.12.2023 tarihli 2023/1018 E., 2023/1662 K. sayılı ilamı ile kaldırıldığı ve
“1-Davalı-takip borçlusu ... ile davalı ...'a karşı açılan davanın kabulü ile; bu davalılar arasında, dava dışı ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. paylarının devrine ilişkin yapılan tasarrufun İİK'nin 280/3. maddesi gereğince iptaline, hisseler üzerinde davacıya, İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün 2012/14294 Esas sayılı dosyasındaki asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere, cebri icra ve satış yetkisi verilmesine,
2-Davalı-takip borçlusu ... ile davalı ...'a karşı açılan davanın kabulü ile; bu davalılar arasında, dava dışı ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. paylarının devrine ilişkin tasarrufun TBK'nin 19. maddesi gereğince iptaline, hisseler üzerinde davacıya, İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün 2012/14294 Esas sayılı dosyasındaki asıl alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere, cebri icra ve satış yetkisi verilmesine,..” karar verildiği görülmektedir.
İİK 283. maddesinin birinci fıkrasına göre tasarrufun iptaline, alacaklının icra dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisini tanınmasına ilişkin bu ilam dolayısı ile alacaklı tasarrufun iptaline konu menkuller üzerine haciz koyup cebri icra yolu ile ilgili icra dosyası üzerinde satışın yapılması ile elde edilecek ihale bedeli üzerinden alacağını tahsil eder.
Tasarrufun iptali davası, İİK'nın 283/2. fıkrası uyarınca üçüncü kişinin elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere ilişkin olsa idi, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs aleyhinde davacının alacağından fazla olmamak üzere nakten tazmine hükmedilirdi. Ancak bu durumda üçüncü kişiye icra emri gönderilerek ilamda hükmedilen miktarın tazmin edilmesi söz konusu olur.
Oysa tasarrufun iptali kararında İİK'nın 283/2. fıkrası uyarınca üçüncü kişi aleyhine hükmedilen bir tazminat yoktur.
Hükümde "şikayetçi üçüncü kişiler ... ile ...'ın İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün 2012/14294 Esas sayılı dosyasında borçlu ... ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulmalarına" ibaresinin bulunması; tasarrufun iptaline konu hükmedilen cebri icra ile satış suretiyle dosya borcunun ödenmesi halinde, takip borçlusunun borcundan kurtulacağı veya takip borçlusunca dosya borcunun ödenmesi halinde üçüncü kişilerin borcundan kurtulacağı anlamına gelmekte olup, üçüncü kişilerden tazminatın tahsiline ilişkin bir hüküm içermediğinden bu takip dosya borcunun tahsili için üçüncü kişilere icra emri çıkartılması sonucuna ulaşılamaz.
Tasarruf iptali kararında tasarrufa konu menkullerin bedeli üzerinden üçüncü kişi aleyhine tazminata hükmedilmesi de söz konusu değildir.
İptal edilen tasarrufa konu hisselerin satışı sonrası elde edilen satış bedelinden alacaklının ferileri ile birlikte takip alacağı ve tasarruf iptal davasında alacaklı lehine hükmedilen yargılama giderleri ödenir, geriye para artar ise bu para şikayetçi üçüncü kişiye ESAS NO : 2025/6725
ödenir. O halde, mahkemece, dosya borçlusu olmayan ve borcu ödemekle yükümlü olmayan üçüncü kişi şikayetçilerin şikayetlerinin kabulü ile icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/6725, K. 2025/8022, 9 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama