KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/6728 E., 2025/7791 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
6100 sayılı HMK’nun 294. maddesi gereğince hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Aynı Kanunun 297/2. maddesine göre hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Yine aynı Kanun’un 298/2. maddesinde; gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur. Kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması, yargılamanın aleniyeti ve kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasa'nın 141.maddesi ile HMK'nun yukarıda değinilen emredici nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, re'sen gözetilmesi yasa ile hakime yüklenmiş bir görevdir.
Somut olayda; alacaklı tarafından, borçlular hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi yapıldığı, takibe konu bonoda davacıların kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu, borçlulardan ..., ..., ... ve ... tarafından imzaya itiraz edildiği, yargılama sırasında ...'ın vefat ettiği, mirasçılarının davaya dahil edildiği, imza incelemesinin yanlızca ... ve ... hakkında yapıldığı, rapor doğrultusunda imzaya itirazın kabulüne karar verildiği, diğer müteriz borçlular ... ve ... yönünden bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı,
hüküm kısmında da davacılar yönünden bir ayrıma gidilmeksizin "itiraz eden borçlu yönünden takibin durdurulmasına" karar verildiği, ayrıca mahkeme kararının gerekçesinde alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmediği belirtilmesine rağmen, hükümde alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedildiği görülmüştür.
Bölge Adliye Mahkemesince de alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
Bu şekilde verilen İlk Derece Mahkemesi kararı yukarıda açıklanan kanun maddelerine açıkça aykırı olup, kararın salt bu nedenle, sair temyiz itirazları incelenmeksizin bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/6728, K. 2025/7791, 2 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama