KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/7459 E., 2026/1012 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2026
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı 3. kişi ve davalı alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl dava, üçüncü kişinin İİK'nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına; birleşen ise 3.kişinin İİK 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince asıl dava yönünden istihkak davasının kabulüne, birleşen dava yönünden şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın alacaklı ve 3. kişi tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, istihkak davasının ve şikayetin reddine karar verilmiştir.
Dairemiz 2024/7511 Esas, 2025/2370 Karar sayılı ilamıyla Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesince, “asıl dava yönünden davalı alacaklının istinaf isteminin esastan reddine”, birleşen dava yönünden, davacının istinaf ve temyiz başvurusu reddedilerek kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Anılan karar temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesince bozmaya uyularak asıl dava yönünden davalı alacaklı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Oysa ki taraf vekillerinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ilk verilen kararla, İlk Derece Mahkemesi kararı tamamen kaldırılmış, yeniden hüküm kurulması sonucu verilen karar Dairemizce de bozulmuş olduğundan, ortada hukuki varlık kazanmış bir karar bulunmamaktadır. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince yeniden hüküm tesis edilmelidir. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde asıl dava yönünden “davalı alacaklı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine” dair karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2021/10-675 E., 2021/1458 K.)
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/7459, K. 2026/1012, 17 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama