KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/7780 E., 2025/8425 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde yapılan haciz işlemleri üzerine, üçüncü kişi davacı (hakkında konkordato mühleti olan takip borçlusu) tarafından istihkak iddia edilmesi üzerine asıl ve birleşen davada üçünçü kişi tarafından istihkak davası açılmış, İlk Derece Mahkemesince davaların kabulüne, hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İİK'nın 97/a maddesi uyarınca "Bir taşınır malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır. Borçlu ile üçüncü şahısların taşınır malı birlikte ellerinde bulundurmaları halinde dahi mal borçlu elinde addolunur. Bu hâlde üçüncü şahıs yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. Ancak 97 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca takibin devamına karar verilmesi hâlinde mal muhafaza altına alınabilir. Birlikte oturulan yerlerdeki mallardan mahiyetleri itibariyle kadın, erkek ve çocuklara aidiyetleri açıkça anlaşılanlar veya örf ve adet, sanat, meslek veya meşgale icabı olanlar bunların farz olunur. Bu karinenin aksini ispat külfeti iddia eden kişiye düşer."
Somut olayda; haciz takip borçlusuna ödeme emri tebliğ adresi olan ... Mah. ... Cad. No:36/2 adresinde yapıldığı, aynı adres 36/1'de davacının ticaret sicil adresi olduğu, haciz tutanakları ekindeki fotoğrafta Alma ve ... şirketlerinin bina dış cephesinde birlikte isimlerinin yazılı olduğu, evrak araştırmasında haciz yapılan borçlu adına evraklar bulunduğu, beyan veren ...'nın her iki şirkette de çalışması olduğu görülmüştür.
Tanık beyanına göre davacı firmanın alıcı firmalara ürün göndermek için borçlu firmayı kullandığı, her iki şirket arasında ticari ilişki olduğu dosya kapsamıyla sabittir.
Ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde ise; davacı şirketin ortaklarının ... ve ... olduğu, borçlu şirketin ortağının ise ... olduğu, bu kişilerin kardeş olduğu, bu haliyle borçlu ile 3. kişi arasında organik bağın ve yaptıkları işlemlerde muvazaanın kabulü gerekir.
O halde davacının asıl ve birleşen dava yönünden davasının reddi gerekirken, kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/7780, K. 2025/8425, 23 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama