KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/8072 E., 2026/394 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2026
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklının icra mahkemesine başvurusunda; kıymet takdiri ve satış talebinin reddine ilişkin 08.08.2024 tarihli müdürlük kararının iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinafa konu uyuşmazlığın nitelik itibariyle kesin olduğundan bahisle istinaf talebinin reddine dair hüküm kurulduğu görülmektedir.
İİK’nın 363. maddesine göre “İcra Mahkemesince 85 inci maddenin uygulanma biçimi, icra dairesi tarafından hesaplanan vekâlet ücreti, 103 üncü maddenin uygulanma biçimi ve bu maddede düzenlenen davetiyenin içeriği, yediemin ücreti, yediemin değiştirilmesi, hacizli taşınır malların muhafaza şekli, kıymet takdirine ilişkin şikâyet, ihaleye katılabilmek için teminat yatırılması ve teminatın miktarı, satışın durdurulması, satış ilânının iptali, süresinde satış istenmemesi nedeniyle satışın düşürülmesi, 263 üncü maddenin uygulanma biçimi, iflâs idaresinin oluşturulması,
icra mahkemesinin iflâs idaresinin işlemleri hakkında şikâyet üzerine verdiği kararlara karşı, iflâs idare memurunun ücret ve masrafları hakkındaki hesap pusulası ve 36 ncı maddeye göre icranın geri bırakılmasına ilişkin kararları dışındaki kararlarına” karşı istinaf yoluna başvurulabileceği belirtilmiştir. Kanun koyucu bu maddede sınırlı sayma ilkesi kapsamında hangi işlemlere karşı istinaf yoluna başvurulamayacağını açıkça belirtmiştir.
Sınırlı sayıda sayılan işlemler dışında kalan işlemlere karşı istinaf yolu açık olup Bölge Adliye Mahkemesince işin esası incelenerek karar verilmelidir.
Somut olayda, şikayet konusu yapılan kıymet takdiri ve satış talebinin reddine ilişkin icra müdürlüğü işlemi İİK’nın 363. maddesinde sayılan işlemlerden olmadığından, Dairemizin önceki içtihadından dönülmek suretiyle kıymet takdiri ve satış talebinin reddine ilişkin icra müdürlüğü işlemi hakkındaki İlk Derece Mahkemesi kararının konu itibariyle kesin olmadığı; işbu işlem hakkındaki karara karşı istinaf yoluna başvurulabileceği kanaatine varılmıştır.
O halde, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda Bölge Adliye Mahkemesince şikayete konu mahkeme kararının kesin kararlardan olmadığı dikkate alınarak, şikayetçi alacaklı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi
gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/8072, K. 2026/394, 2 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama