İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 12. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/825 K.2025/1968

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor…

Esas2025/825Karar2025/1968Tarih5 Mart 2025Okuma7 dk · 1.427 kelime

KÜNYE

12. Hukuk Dairesi 2025/825 E., 2025/1968 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Mart 2025
Mahkemesi
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.427 kelime·7 dk okuma

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, sair itiraz ve şikayet nedenlerinin yanı sıra ödeme emrinde kendisinin değil murisi ...'ın borçlu olarak gösterildiğini ileri sürerek ödeme emrinin ve takip talebinin iptalini istediği, İlk Derece Mahkemesince; sair itiraz ve şikayetleri yerinde görülmeyerek işlemiş faiz ve faiz oranına yönelik itirazın kabulüne karar verildiği, borçlunun istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince; esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124/3. maddesi uyarınca maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin kabulü için, karşı tarafın rızası aranmaz. Aynı maddenin 4. fıkrasında da “Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir....” hükmü yer almaktadır. Anılan hükmün icra takiplerinde de uygulanması gerekir.

04.05.1978 tarih ve 4/5 sayılı İBK’na göre ölü kişi hakkında takip yapılamaz. Bu durum kamu düzenine aykırılık olup İİK'nın 16/2. maddesine göre süresiz şikayete tabidir. Öte yandan alacaklı tarafından ölü kişinin mirasçısı yerine ölü kişi hakkında takip yapılması, maddi hataya ve kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde ve dürüstlük kuralına da aykırı değil ise, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri doğrultusunda alacaklının taraf değişikliği yapmak sureti ile bu yanlışlığın düzeltilmesi mümkündür. Bu durumda, alacaklı vekili tarafından, ek takip talebi düzenlenerek, takibin usulünce mirasçılara yöneltilmesinin istenmesi gerekmektedir.

Somut olayda; alacaklı tarafından takip dayanağı bononun keşidecisi olan ve 07.08.2013 tarihinde ölen ... hakkında 25.03.2022 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, muris ... hakkında 10 örnek ödeme emri düzenlendiği, alacaklının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 124. maddesine uygun olarak mirasçıları ek takip talebi ile takibe dahil etme talebi olmaksızın, 21.04.2022 tarihli mirasçıların dosyaya borçlu olarak eklenmesi ve ödeme emri gönderilmesi talebi üzerine, mirasçılara muris ...'ın borçlu olarak gösterildiği ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığı ve bu ödeme emrinin mirasçılara tebliği üzerine mirasçılardan ...'ın itiraz ve şikayette bulunduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, alacaklı tarafından ölü kişinin mirasçıları ESAS NO : 2025/825

yerine ölü kişi hakkında takip yapılması, maddi hataya ve kabul edilebilir bir yanılgıya dayalı olup, dürüstlük kuralına da aykırı olmadığından alacaklının HMK'nın 124/3-4. maddesi uyarınca taraf değişikliği yapmak suretiyle bu yanlışlığı düzeltmesi mümkündür. Alacaklının ek takip talebinde bulunmasından sonra mirasçıların borçlu olarak gösterildiği ödeme emrinin tebliği üzerine mirasçıların yasal sürede itiraz ve şikayet haklarını kullanmaları mümkündür.

Ancak mirasçılar hakkında ek takip talebinde bulunulmadan ölü kişi hakkında düzenlenmiş olan ödeme emri tebliğe çıkarılamaz. Bu hususun mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir.

O halde, İlk Derece Mahkemesince; ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi ve istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmesi isabetsizdir.

Diğer taraftan temlik alacaklısı ...'un gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi de doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin istinaf talebinin esastan reddine ilişkin 04.12.2024 tarih ve 2024/67 E.-2024/2910 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,

Bursa 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 02.11.2023 tarih, 2022/297 E.-2023/708 K. sayılı kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de, Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

Üye ...'ın Karşı Oy Yazısı;

Davalı/alacaklı tarafından muris ... ve dava dışı ... aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, şikayetçi/mirasçının icra mahkemesine yaptığı başvuruda; yetkiye, borca ve imzaya itirazlarıyla birlikte davacıya yöneltilmiş bir takip talebi bulunmadığından dava tarihi itibariyle davacı/borçlu mirasçıya takip yapılamayacağından (borçlu olmadığından ötürü) TAKİBİN İPTALİNE karar verilmesini istediği, İlk Derece Mahkemesince faize yönelik itirazın kısmen kabulü ile sair şikayet ve itirazların reddine karar verildiği, bu kararın davacı/borçlu mirasçı tarafından istinaf edildiği, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği, kararın şikayetçi/mirasçı tarafından temyiz edildiği görülmüştür.

Medeni Kanun'un 50. maddesine göre. "Medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir." Bu hüküm icra takipleri için de kıyasen uygulanmakta olup, taraf ehliyeti icra takibinde kendini takip alacaklısı veya takip borçlusu olabilme ehliyeti olarak göstermektedir.

HMK'nın 115. maddesine göre taraf ehliyeti dava (takip) şartı olduğundan taraflar takip şartı noksanlığını takibin her aşamasında süreye tâbi olmadan icra mahkemesinde şikayet yolu ile ileri sürebilirler. Bu husus yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılır. Takip şartı olan taraf ehliyetinin yokluğunun hukuki sonucu takibin iptal edilmesidir.

Ancak; tarafın yanlış gösterilmiş olmasının kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde tarafları yeni bir dava açmaya zorlamanın usul ekonomisine aykırı olduğunu düşünen kanun koyucu HMK'nın 124. maddesi kapsamında iradi olarak taraf değişikliği yapılmasına imkan sağlamıştır.

İİK'nın 16. maddesinde; “Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır.

Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.

Şikayet, İcra ve İflas Hukukunda düzenlenmiş, kendisine özgü hukuki bir çaredir. Şikayet kendine özgü bir yol olup bir dava ve gerçek anlamda bir kanun yolu değildir. Şikayet, icra takibinin taraflarına veya hukuki yararı bulunan diğer kişilere tanınmış ve bu yolla icra ve iflas dairelerinin (veya diğer icra organlarının) kanuna veya olaya uygun olmayan işlemlerinin iptalini veya düzeltilmesini ya da yapmadıkları veya geciktirdikleri işlemlerin yapılmasını sağlayan hukuki bir çaredir (Pekcanıtez, H./Atalay, O./Özkan, M.S./Özekes, M.: İcra ve İflas Hukuku, 11. Bası, Ankara, 2013, s. 125 vd.).

Şikayet hakkının ileri sürülebilmesi için şikayet ehliyeti ve hukuki yararın bulunması gerekmektedir. Hukuki yarar, şikayet talebi üzerine re'sen gözetilmekle üçüncü kişiler şikayette bulunmakta hukuki yararının bulunduğunu ispatlamalıdırlar.

Şikayette bulunan kişinin icra dairesinin işlemini iptal ettirmekte veya düzelttirmekte hukuki yararı vardır diyebilmek için o işlemin doğrudan doğruya o kişinin kendi hukuki durumuna ilişkin olması ve zararının bulunması gerekir (Kuru/Baki, s. 106).

İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 2. fıkrasında; borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı, alacaklı tarafından biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yeri; bir terekeye karşı yapılan taleplerde kendilerine tebligat yapılacak mirasçıların adı, soyadı, biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yerlerinin takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun’un 60. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir.

Takip talepnamesine ilişkin ayrıntılı düzenleme İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliğinin 20. maddesinde yer almaktadır. Takip talebi örneği de “Örnek No:1” olarak Yönetmelik ekinde form halinde gösterilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, takip talebi icra dosyasının ilk tutanağıdır ve takip talebini alan icra müdürü talepname içeriğine, dayanağına ve yasaya uygun biçimde yapacağı bir değerlendirme üzerine bir ödeme ya da icra emri düzenler.

Somut olayda; kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinin davalı/alacaklı tarafından muris ... hakkında başlatıldığı, takibe dayanak bononun incelenmesinde keşidecinin muris ... olduğu ve takipten önce 07.08.2013 tarihinde öldüğü, şikayete konu 24.03.2022 tarihli takip talebinde şikayetçinin murisi ...'ın borçlu olarak gösterildiği, toplam 151.987,26 USD üzerinden takip başlatıldığı (harca esas TL değerinin gösterildiği) akabinde 25.03.2022 tarihinde muris ... borçlu gösterilerek örnek 10 ödeme emri düzenlendiği,

bu ödeme emrinin İİK'nın 53. maddesi uyarınca öngörülen 3 ay+3 günlük yasal süre beklenildikten sonra 28.04.2022 tarihinde şikayetçi borçlu mirasçıya tebliğ edildiği ve 03.05.2022 tarihinde itiraz ve şikayette bulunulduğu görülmüştür.

Şikayet tarihi itibariyle davalı/alacaklı tarafından keşideci murisin mirasçısı şikayetçiye yönetilmiş bir takip talebi ya da HMK 124. maddeye uygun "kabul edilebilir bir yanılgıya dayalı" ek takip talebinin bulunmadığı, keşideci muris aleyhine 24.03.2022 tarihli takip talebi nedeniyle muris ... borçlu gösterilerek 25.03.2022 tarihli ödeme emrinin tanzim edildiği ve 28.04.2022 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

İcra takip dosyasında, 07.08.2013 tarihinde vefat eden ... hakkında 24.03.2022 TARİHLİ TAKİP TALEBİ bulunmakta olup, ölü hakkında takip başlatılmıştır. Borçlu mirasçı hakkında ayrıca takip talebi veya HMK'nın 124. maddesi uyarınca ek takip talebi bulunmadan ödeme emri düzenlenmiştir.

HMK'nın 115. maddesine göre taraf ehliyeti dava (takip) şartı olduğundan taraflar takip şartı noksanlığını takibin her aşamasında süreye tâbi olmadan icra mahkemesinde şikayet yoluyla ileri sürebilecekleri gibi bu husus yargılamanın her aşamasında kamu düzeni nedeniyle mahkemece re'sen dikkate alınır.

Takip şartı olan taraf ehliyetinin yokluğu dikkate alınarak davacı/borçlu mirasçı yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup kararın bozulması gerekmiştir (Zira İBK 04.05.1978 tarih ve 4/5 benzer niteliktedir.).

Yukarıda belirtilen nedenlerle; borçlu/mirasçı şikayetçinin temyiz itirazlarının (kamu düzeni nedeniyle re'sen) kabulü ile "takibin iptali" yönünde karar verilmesi gerekirken, Dairemizin sayın çoğunluğunun "ödeme emrinin iptali" şeklindeki görüşüne katılamıyorum. 05.03.2025

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/825, K. 2025/1968, 5 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/825
Karar No
2025/1968
Tarih
5 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/826 K.2025/1929
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/826 K.2025/4277
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/826 K.2025/1501
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/827 K.2025/2385
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/827 K.2025/5097
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/827 K.2025/2106

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.