KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/8733 E., 2026/1066 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2026
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/3. kşi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Talep, üçüncü kişinin İİK’nın 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet istemine ilişkindir.
Mahkemece; haciz, borçlulara ödeme emrinin tebliğ edildiği veya borçlu şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresinde yapılmamış ise de, haciz mahallinde bulunan bilgisayarda borçlu şirkete ait çok sayıda güncel belgeye rastlandığı, borçlu Mustafa Çevik'in istihkak iddia eden üçüncü kişi şirkette çalıştığı, borçlu şirket ile üçüncü kişi şirketin aynı iş kolunda faaliyet gösterdikleri gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiş, karara karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, haczin İİK 96-97. maddesi uyarınca yapılmış sayılmasına ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karar üçüncü kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Şikayete konu haciz, borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmadığı gibi üçüncü kişi şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresinde yapılmıştır. Haciz de üçüncü kişi şirket ortağı hazır bulunmuştur. Haciz mahallinde bulunan evraklardan bir kısmı güncel olmadığı gibi borçlunun ortağı olduğu dayanak icra dosya borçlusu olmayan farklı bir şirkete ait evraklar olduğu görülmüştür.
Bu durumda, mahcuzun borçlu elinde bulunmayıp haciz sırasında üzerinde mülkiyet iddia eden 3. şahıs elinde olduğunu kabulü gerekir.
Borçlunun haciz mahallinde sigortalı işçi olarak çalışması, akrabalık bağı ve bulunan evrakların borçlu ile üçüncü kişi arasında danışıklı işlem yapılıp yapılmadığı hususlarında değerlendirilmesinin istihkak davasında mümkün olduğu anlaşıldığından, şikayetin kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/8733, K. 2026/1066, 18 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama