KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/882 E., 2025/2347 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar Metni
1.481 kelime·7 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Muris ... aleyhine, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takip sonrası mirasçı Eylül'ün şikayetinin, kendisine ödeme emri çıkmaması nedeniyle hukuki yarar yokluğunda reddine karar verildiği, alacaklının bunun üzerine mirasçı Eylül hakkında ödeme emri çıkarılması için takipte bulunduğu bu kez muris ...'ın 02.08.2022 vefat tarihinden itibaren 3 günlük ve 3 aylık süreler dolmadan muris hakkında başlatılan takibin mirasçıya karşı yöneltilip ödeme emri gönderilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile ödeme emrinin iptaline karar verildiği 3 gün ve 3 aylık sürelerin geçmesi sonrası mirasçıya yeniden ödeme emri gönderildiği,
mirasçı Eylül'e velayeten ...'nun icra mahkemesine başvurarak borca ve imzaya itiraz ettiği, İlk Derece Mahkemesince; imzaların muris ... eli ürünü olduğunun anlaşıldığı ve borca itirazın ispat edilemediği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği, şikayetçi/mirasçı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın şikayetçi/mirasçı tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124/3. maddesi uyarınca maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin kabulü için, karşı tarafın rızası aranmaz. Aynı maddenin 4. fıkrasında da “Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir....” hükmü yer almaktadır. Anılan hükmün icra takiplerinde de uygulanması gerekir.
04.05.1978 tarih ve 4/5 sayılı İBK’na göre ölü kişi hakkında takip yapılamaz. Bu durum kamu düzenine aykırılık olup İİK'nın 16/2. maddesine göre süresiz şikayete tabidir. Öte yandan alacaklı tarafından ölü kişinin mirasçısı yerine ölü kişi hakkında takip yapılması, maddi hataya ve kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde ve dürüstlük kuralına da aykırı değil ise, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri doğrultusunda alacaklının taraf değişikliği yapmak sureti ile bu yanlışlığın düzeltilmesi mümkündür. Bu durumda, alacaklı vekili tarafından, takip talebi düzenlenerek, takibin usulünce mirasçılara yöneltilmesinin istenmesi gerekmektedir. Ancak mirasçılara karşı takip yapılabilmesi için İİK'nın 53. maddesinde yazılı sürelerin dolmasının beklenmesi gerekir.
İİK'nın 53. maddesine göre terekenin borçlarından dolayı ölüm günü ile beraber üç gün içinde takip geri bırakılır. Mirasçı, mirası kabul veya reddetmemişse bu hususta Kanunu Medenide muayyen müddetler geçinceye kadar takip geri kalır. TMK'nın 606/1. maddesine göre ise, mirası ret süresi üç aydır. Buna göre murisin ölümü üzerine üç gün ve devamında üç ay süre ile mirasçıları hakkında takip yapılamaz.
Somut olayda; alacaklı tarafından takip dayanağı bononun keşidecisi olan ve 02/08/2022 tarihinde ölen ... hakkında 22/08/2022 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı ve mirasçı ... hakkında örnek 10 ödeme emri düzenlendiği, bu ödeme emrinin iptali üzerine yeniden mirasçı ... hakkında ödeme eminin tebliği üzerine mirasçının imzaya ve borca itiraz ettiği görülmektedir.
İİK’nın 53. maddesine göre mirasçılar aleyhine borçlunun ölümü üzerine takip yapılabilmesi için 3 gün+3 aylık sürelerin beklenmesi HMK’nın 124. madde uyarınca mirasçısı aleyhinde takip talebi düzenlenerek mirasçıya ödeme emri gönderilmesi gerekirken bu zorunluluk yerine getirilmeden, mirasçı ...’na ödeme emri çıkarıldığı görülmekte olup, bu hususun mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir. O halde, İlk Derece Mahkemesince.
Eylül aleyhinde bir takip talebi bulunmadan çıkarılan ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi ve istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/882, K. 2025/2347, 17 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama