KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/9045 E., 2026/1783 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2026
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Çeke dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, borçluların icra mahkemesine başvurarak borca itirazda bulundukları, İlk Derece Mahkemesince; itirazın reddi ile borçlular aleyhine takip konusu alacağın % 20’si oranında tazminata hükmedildiği, borçlular tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın borçlular tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
Borçluların iddiası, İİK'nın 168/5 ve 169. maddelerine dayalı borca itiraz niteliğindedir. Bu durumda, itiraz hakkında İİK'nın 169/a maddesinin uygulanması gerekmekte olup, anılan maddenin 6. fıkrasında; itirazın icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle reddi halinde, takibin muvakkaten durdurulmuş olması koşuluyla, alacaklının isteği üzerine, borçlunun, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edileceği hükme bağlanmıştır. Öte yandan Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre tazminata esas alınacak tutar asıl alacak miktarıdır.
Buna göre; borçlular aleyhine asıl alacak üzerinden tazminata hükmedilmesi gerekirken takip konusu alacak üzerinden hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/9045, K. 2026/1783, 12 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama