KÜNYE
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2011/10921 E., 2011/5725 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, 1412 sayılı CMUK.nun 138, 141 ve 5271 sayılı CMK.nun 149, 150. maddeleri uyarınca, şüpheli veya sanığın soruşturma ve kovuşturmanın her evresinde müdafii talep edebileceği gibi şüpheli veya sanık on sekiz yaşını doldurmamış yada sağır, dilsiz veya kendini savunamayacak durumda malul olursa istemi aranmaksızın müdafii atanacağı, baroca istem halinde veya Yasa gereği zorunlu olarak atanan müdafiin görevinin hükmün kesinleşmesiyle son bulduğu,
kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, bu durumda zorunlu müdafiin sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa da; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiği,
Somut olayda ise, Fethiye 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin, Fethiye Baro Temsilciliği'ne yazdığı 09/06/2006 tarihli yazı üzerine, Baro tarafından sanığa Av.... ...'ın müdafi olarak görevlendirildiği; mahkemece yapılan hiçbir oturumda, sanık ile savunmanının birlikte bulunmadıkları; ayrıca, sanığın, kendisine savunman atandığından da haberdar edilmediği; zira, sanığın, istinabe sureti ile beyanının alındığı Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nde, savunmanlığını başka bir kişinin yaptığı anlaşılmakla; 09/10/2008 tarihli tebliğ üzerine, 13/10/2008 günü hükmü temyiz eden sanığın, temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede ;
Suç tarihi olan 21.10.2003 tarihi ile inceleme tarihi arasında 765 sayılı TCK’nun 102/4. ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2011/10921, K. 2011/5725, 21 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama