KÜNYE
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2011/1347 E., 2012/1904 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükümlüler ... ve ... hakkında kurulan 04.02.2003 tarihli ilk hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlüler hakkındaki temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlüler hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ...'e ilişkin ilk hükmün, ... müdafi tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 7 Ceza Dairesi'nin, 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması için diğer yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına, bozmadan, hükmü temyiz etmeyen ... ve ...'ün de yararlandırılmasına karar verilmiş ise de; hakkında hüküm kesinleşmiş olan ... ve ...'ün uyarlama yargılamasının ayrı olarak ele alınması gerekirken tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Sanık ... hakkında ise; hükümlüler ... ve ... müdafi tarafından temyiz talebinde bulunmuş ise de; bir vekalet ilişkisi olmayan ve zorunlu müdafilik koşulları da bulunmayan hükümlüler müdafi Av. ...'ın sanık ... hakkında temyiz yetkisi olmadığından ve ... hakkında hırsızlık suçuyla ilgili olarak, 5395 sayılı ÇKK.nun 23/1. maddesi uyarınca verilen ‘hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına’ ilişkin karara karşı, 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/12. maddesi uyarınca itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığı anlaşıldığından,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2011/1347, K. 2012/1904, 2 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama