KÜNYE
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2011/16257 E., 2012/20077 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Tekerrüre esas sabıkaları bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine karar verilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanık ...'in, Jandarma devriyesi tarafından şüphe üzerine ...
Kasabası otobüs terminalinde yapılan üst aramasında, üzerinden çıkan sürücü belgesi ve bankamatik kartını başka bir şahıstan çaldığını ikrar edip, üzerinden çıkan paraları da inkar etme olanağı bulunduğu halde inkar etmeyerek henüz müracaatı dahi olmayan müştekiye ait olduğunu söyleyip, suça konu para ve eşyaların iadesini sağladığı gibi müştekiye ait cüzdanı attığı yeri de söylemesine rağmen cüzdanın bulunarak sahibine iade edilip edilmediğinin dosya içeriğinden anlaşılamaması, müştekinin para ve eşyaları eksiksiz teslim aldığını beyan etmesi karşısında;
müştekiye ait cüzdanın sahibine iade edilip edilmediği ya da teslim edilmemiş ise geriye kalan zararın giderilip giderilmediği araştırılıp, zararın giderilmemesi halinde rızai iadenin kısmi olduğu dikkate alınarak; gerçekleşin kısmi iadeye rızasının bulunup bulunmadığı müştekiden sorulup, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi gerekirken, yargılamaya konu edilen eylemde kısmi iadenin gerçekleştiği dikkate alınmadan, yazılı şekilde karar verilmesi ;
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2011/16257, K. 2012/20077, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama