KÜNYE
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2011/1683 E., 2011/1823 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık ve Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanıklar ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesine gelince;
Sanıkların, eylemlerine uyan 765 sayılı TCK’nın 503/1. maddesindeki dolandırıcılık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasa’nın 102/4, 104/2. maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suçlara uyan 157/1, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasa’nın 7/2, 5252 sayılı Yasa’nın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına olması ve aynı Yasa’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan Ağustos 2001 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar ... ve ... hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II-Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesinde;
Gece vaktine rastlayan zaman dilimi içerisinde işlenen eylemden dolayı sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni olarak görülmemiş,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı Yasa’nın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
2-5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine “müteselsilen” sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53/1-2. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar.
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2011/1683, K. 2011/1823, 3 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama