KÜNYE
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2011/20267 E., 2012/22303 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında dava zamanaşımı süresi içerisinde konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hak yoksunluklarının seçimlik olmaması nedeniyle kasıtlı suçtan hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki tüm bentlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-Sanığın müştekilerin evine girip para ve bir kısım eşya ile birlikte otomobil anahtarını da aldıktan sonra, bu anahtarla evin önünde bulunan otomobili çaldığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin bir bütün halinde TCK'nın 142/2-d maddesindeki tek bir hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden 5237 sayılı TCK'nın 43 maddesi ile cezada arttırım yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar.
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2011/20267, K. 2012/22303, 30 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama