KÜNYE
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2011/2039 E., 2012/5272 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve cezanın yerine getirilmesinden sonra denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına esas alınan ve 5275 sayılı Yasanın 108/2. maddesinin uygulanmasına dayanak oluşturan hükümlülüğün gösterilmemesi,
2- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7. maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafisinin itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,
hüküm fıkrasından “tekerrüre ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin” kısmın çıkartılması ile “Edremit Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2004 tarih ve 2004/342-888 sayılı 13.09.2004 tarihinde kesinleşen, 891 YTL adli para cezasına dair tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunan sanığın, cezasının 5237 sayılı TCK’nın 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infazı rejimine göre infazına ve aynı madde gereğince cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2011/2039, K. 2012/5272, 7 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama