KÜNYE
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2011/20947 E., 2011/8018 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
644 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelenmesinde ise
Sanık ... hakkında kurulan 10.02.2004 gün ve 2002/538 E ve 2004/65 K sayılı hükmün son fıkrasında, yasa yoluna başvuru şekli açıkça belirtilmediğinden sanığın yasal süreden sonra yapmış olduğu temyiz talebinin, süresinde olduğunun kabulüyle yapılan incelemede;
Müştekinin kilitlemek suretiyle sokak üzerinde parketmiş olduğu otomobilinin, sağlam ve muhkem arka camının kırılmak ve kapı kilidinin bıçakla zorlanmak suretiyle açılıp düz kontak yapılarak çalınması şeklindeki sanık eylemine uyan 765 sayılı TCK.'nın 493/1, 102/4, 104/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.'nın aynı suça uyan 142/1-b, 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 Sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 66/1-e ile 66/2.2.cümle ve 67/4. maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık zamanaşımının, suç tarihi olan 28.03.2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 Sayılı CMK'nın 223/8 maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelenmesinde ise
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekinin kilitlemek suretiyle sokak üzerinde parketmiş olduğu otomobilinin, sağlam ve muhkem arka camının kırılmak ve kapı kilidinin bıçakla zorlanmak suretiyle açılıp düz kontak yapılarak suç tarihinde gece vakti çalınması şeklindeki sanıkların eyleminin, 5237 Sayılı TCK'nın 142/1-b, 143 maddelerine uyduğu gözetilerek, suç tarihi itibarıyle 765 Sayılı TCK'nın 493/1-son, 522, 59/2 maddeleri ile suç tarihinden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK'nın 142/1-b, 143, 62 maddeleri bir bütün halde uygulanıp karşılaştırma yapılarak lehe yasanın denetime olanak verecek şekilde karar yerinde gösterilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 5271 sayılı CMK.'nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre,
3-Sanıkların işlenen hırsızlık suçuna asli maddi fail olarak doğrudan katıldıkları gözetilmeden, 765 Sayılı TCK'nın 64/1 maddesi yerine 65/3 maddesiyle uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 07/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2011/20947, K. 2011/8018, 7 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama