KÜNYE
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2011/23526 E., 2011/4487 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2011
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
İtimadı suistimal suretiyle hırsızlık suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/3, 522, 59, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri uyarınca 300 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2008 tarihli ve 2007/1259 esas, 2008/414 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığınca verilen 17.09.2010 gün ve 2010/10614/56367 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2010 tarih ve 2010/230377 sayılı ihbar yazısında:
"Tüm dosya kapsamına göre;
Sanıkların savunmalarının alındığı 06.11.2001 tarihi ile hükmün verildiği 04.04.2008 tarihi arasında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen beş yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin gözetilmemesinde,
İsabet görülmediğinden bahisle kararın kanun yararına bozulması Dairemizden istenilmiş olmakla;
Gereği Düşünüldü:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre:
Hükümlü ... hakkında Zeytinburnu Sulh Ceza Mahkemesince verilen 09.06.2002 gün ve 2001/35 esas, 2002/358 karar sayılı önceki hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ...'e ilişkin ilk hükmün, adı geçen sanık savunmanı tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 11.Ceza Dairesi'nin 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması için bozması üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan ...'ın tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2011/23526, K. 2011/4487, 3 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama