KÜNYE
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2011/33186 E., 2012/2422 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Sanık ..., ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Sanıkların, önceden kasıtlı suçlardan hükümlülükleri bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 231.maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan incelemede;
Sanık ... hakkında lehe kanun karşılaştırılması yapılırken Finike Sulh Ceza Mahkemesi'nin hırsızlık suçundan verilen 26.04.2000 tarih, 1999/370-2000/187 sayılı ve 09.09.2000 tarihinde infaz edilen kararı yerine gerekçede gösterilen ve tekerrüre esas olmayan 17.06.1999 infaz tarihli kararın TCK'nun 81/2. maddesi uygulamasına esas alınması sonuca etkili görülmediğinden ve sanıklara 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun kılınma kararı verilmemiş ise de; anılan maddenin hükümlülüğün yasal sonucu olup, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafi, sanık ... müdafi ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından
yargılama giderlerine ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine "sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı; ortak yargılama giderlerinden de eşit olarak sorumlu tutulmalarına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık hakkında hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6.fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2011/33186, K. 2012/2422, 8 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama