KÜNYE
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2011/36661 E., 2011/10099 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık, mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
470 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: İddianamedeki nitelendirmeye, sevke, temyizin kapsamına, Yargıtay Kanununun 14. maddesine ve Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 12.05.2011 gün ve 2011/1 sayılı kararına göre, işin incelenmesi Yüksek 9. Ceza Dairesi'nin görevine girdiğinden Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın adı geçen Daireye sunulması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 22.12.2011 günüde oybirliğiyle karar verildi.
T.C.
YARGITAY
13.CezaDairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGITAYİLAMI
Hırsızlık suçundan sanık Halil Göksu'nun, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1-son, 522, 59, 81/2-3. maddeleri uyarınca 8 yıl 7 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/02/2001 tarihli ve 2000/1421 esas, 2001/315 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, 765 sayılı Kanun'un 492/1, 59. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 15/06/2005 tarihli ve 2000/1421 esas, 2001/315 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 03.09.2009 gün ve 57924 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 28.09.2009 tarih ve 209868 ayılı ihbar yazısında;
MEZKUR İHBARNAMEDE
Tüm dosya kapsamına göre; Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 12/09/2006 tarihli ve 2006/359-7944 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağı nazara alınarak yapılan incelemede,
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe kanunun tespit edilip, uygulanması,
herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, delil toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması imkanı sonraki kanun ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, dosya üzerinden karar verilmesinde,
2-Suç tarihinin 16/11/2002 olduğu somut olayda, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddesi 3. fıkrasında yer alan "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenlemeye ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 7. maddesine nazaran lehe kanunun tespit edilerek uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesinde, İsabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2011/36661, K. 2011/10099, 22 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama