KÜNYE
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2011/956 E., 2012/2957 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık, kamu görevlisine direnme, tehdit, hakaret.
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
532 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık ...’ın, mağdurlar ... ve ... ’a yönelik hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın türü ve miktarına göre, 1412 sayılı CMUK’nun 5219 sayılı Kanun ile değişik 305/1 maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmadığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince sanık ... müdafiinin temyiz talebinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık ... hakkında hırsızlığa teşebbüs ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı, yine suç tarihinde saat 14:30 sıralarında arkadaşı ... ile birlikte, ... ’ın evinin kapı kilidini kırarak içeri girip, çalacak bir şey bulamayarak olay yerinden kaçtığı anlaşılan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 116/1, 119/1-c maddesi gereğince konut dokunulmazlığını bozma suçundan zamanaşımı içerisinde işlem yapılması ve uygulama yapılmayan 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin, mahkumiyetin doğal sonucu olarak infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Denetim süresinin belirlenmesinin infaza yönelik bir işlem olduğu gözetilerek, 5237 sayılı Kanunun 58/6-7 maddesi gereğince mükerrer olduğu kabul edilen sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi yerine, 5275 sayılı Kanunun 108/4. maddesine dayanılarak denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasındaki “denetimli serbestlik süresine” ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanık ... hakkında hırsızlığa teşebbüs, görevli memura direnme ve tehdit suçlarından; sanık ... hakkında ise, mağdurlar Mustafa Zorlu ve Osman Durucan’a yönelik hakaret suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
1-Sanık ... yüklenen ve 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 35, 31/3, 265/1-4, 31/3, 106/1-2-a-c, 43, 31/3. maddelerine uyan suçların gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Kanunun 66/1-e, 66/2. maddesinde öngörülen 5 yıl 4 aylık zamanaşımının, sanık hakkında hükümlülük kararının verildiği 09.12.2005 ile inceleme tarihleri arasında geçmiş bulunması ve bu süre içerisinde zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmamış olması,
2-Sanık ...’nın üzerine atılı hakaret suçunun 5237 sayılı TCK'nın 131/1. maddesi gereğince kovuşturmasının şikayete tabi olduğu, mağdurların 02.12.2005 tarihli oturumda şikayetlerinden vazgeçtiklerini belirtmesi karşısında; hakaret suçundan şikayet yokluğu nedeni ile 5237 sayılı TCK'nın 73/4 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2011/956, K. 2012/2957, 13 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama