KÜNYE
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2012/22005 E., 2013/3664 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2013
Karar Metni
477 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlâl etme suçlarından sanıklar ... haklarında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23/1-2-3. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Manisa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/10/2006 tarihli ve 2006/323 esas, 2006/593 sayılı kararına karşı Adalet Bakanılığı'nın 14.09.2012 tarih ve 2012/14595/52324 sayılı sayılı kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03.10.2012 tarih ve 2012/245269 sayılı ihbarnamesi Dairemize gönderilmekle incelendi:
MEZKUR İHBARNAMEDE
Sanıklar müdafilerinin yüzüne karşı verilen kararın itirazı kabil karalardan olmasına rağmen kanun yolunun temyiz şeklinde gösterildiği, ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2011 tarihli ve 2011/8-377 esas, 2011/301 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, savunma ve yasa yollarına başvurma açısından yeterli düzeyde hukuki bilgiye sahip olan müdafiin temyiz süresinin, kararın yüze karşı verildiği hallerde tefhimden itibaren islemeye başlayacağını ve başvurunun hangi mercie ne şekilde yapılacağını bilmemesi düşünülemeyeceğinden,
yasa yolu bildirimindeki bu eksiklik müdafiler açısından bir yanılgı ve bu bağlamda hakkın kullanılması yönünde bir engel oluşturmayacağı gibi sanıklar ya da müdafilerinin söz konusu eksikliğin kendilerini kanun yoluna başvuru konusunda yanılgıya düşürdüğüne ilişkin bir anlatıma da rastlanılmaması karşısında bahsedilen kararın kesinleşmiş bulunduğu anlaşılmakla yapılan incelemede,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 24/09/2008 tarihli ve 2008/22700 esas, 2008/14606 sayılı ilamında belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesinde yer alan "sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonucunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir" şeklindeki düzenleme karşısında, sanıklar hakkında öncelikle suçun sabit olması halinde ceza hükmü kurulması gerektiği nazara alınmadan, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Kanun yararına bozma istemine dayanan Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay C.Başsavcılığının ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre;
5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinin 5. fıkrasında "Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir..." şeklinde yer alan düzenleme ile 7. fıkrasındaki "Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkum olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez. " düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde,
öncelikle yargılanmakta olan sanık hakkında suçun sabit olması durumunda eylemine uyan maddelere uygun olarak ceza hükmü kurulduktan sonra, verilen ceza süresi dikkate alınarak ve yasanın öngördüğü diğer koşulların da sağlanmış olması halinde hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararının verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde ceza hükmü kurulmayarak uygulama yapılması, usul ve Yasaya aykırı olduğundan;
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2012/22005, K. 2013/3664, 20 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama