KÜNYE
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2012/7759 E., 2013/25805 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekinin , saat 04.00'da kalktığında mutfak penceresinin açık olduğunu görünce hırsızlık olayını öğrendiğini söylediği, sanığın suçlamayı kabul etmediği, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 27 Ocak 2006 tarihli yazısında suç tarihinde Muş ilinde güneşin 04.49'da doğduğunun belirtildiğine göre, suçun 5237 sayılı TCK’nın 6/e. maddesine göre geceden sayılan zamanda işlendiğine ilişkin kanıt bulunmamasına rağmen, aynı Yasanın 143. maddesi uyarınca artırım yapılması,
2-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükmü veren Mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan Mahkemeye ait olduğu düşünülmeden, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi gereğince “cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, 2 yıl 4 ay süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulandığı bölüm hükümden çıkarılarak sanık hakkında hırsızlık suçundan sonuç cezanın “2 yıl hapis” olarak belirlenmesi ve aynı Yasanın 58. maddesi tatbik edilirken, infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilen bölümden “2 yıl 4 ay süreyle” ibaresinin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekinin , saat 04.00'da kalktığında mutfak penceresinin açık olduğunu görünce hırsızlık olayını öğrendiğini söylediği, sanığın suçlamayı kabul etmediği, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 27 Ocak 2006 tarihli yazısında suç tarihinde Muş ilinde güneşin 04.49'da doğduğunun belirtildiğine göre, suçun 5237 sayılı TCK’nın 6/e. maddesine göre geceden sayılan zamanda işlendiğine ilişkin kanıt bulunmamasına rağmen, aynı Yasanın 116/4. maddesinden uygulama yapılması,
2- Eylemin, hakkında ayrı yargılama yapılan yaşı küçük Cihat Şahin ile birlikte gerçekleştirildiğinin kabul edilmesine rağmen, birden fazla kişi ile gerçekleştirildiği gözetilmeyerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesinden uygulama yapılmaması,
2-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükmü veren Mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan Mahkemeye ait olduğu düşünülmeden, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi gereğince “cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2012/7759, K. 2013/25805, 23 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama