KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2013/6772 E., 2014/514 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2014
- Tebliğname No
- 6 - 2011/196336
- Mahkemesi
- Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 15/03/2011
- Numarası
- 2011/139 (E) ve 2011/174 (K
- Suç
- Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma,
Karar Metni
431 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
İddianamenin kabulü kararı da dahil olmak üzere, duruşmaya hazırlık tutanağı, duruşma tutanağı ile gerekçeli karar başlığında yargılamaya çocuk mahkemesi sıfatıyla bakıldığının belirtilmemiş olması mahallinde giderilmesi olanaklı eksiklik; gerekçeli karar başlığına suçun işlendiği saatin yanlış yazılmış olması mahallinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Müştekinin 00.00 da istirahate ayrılıp, sabah 07.15 sıralarında uyandığında bakkal dükkanına hırsız girdiğini anlamış olması ile suç tarihinde güneşin 07.22 de doğması göz önünde bulundurularak, hırsızlık eyleminin gece sayılan zaman dilimi içerisinde gerçekleştiğinin kesin olarak belli olmaması nedeniyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık eyleminin gündüz vakti işlendiğinin kabulü ile hüküm kurulması gerekirken, suç saati kesin olarak tespit edilmeden, 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesince artırım yapılarak fazla ceza tayin edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk M.. K.. müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla, 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak, aynı yasanın 142/1-b ve 31/3 maddeleri gereğince sonuç cezanın 1 yıl 4 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelenmesinde:
1-Müştekinin 00.00 da istirahate ayrılıp, sabah 07.15 sıralarında uyandığında bakkal dükkanına hırsız girdiğini anlamış olması ile suç tarihinde güneşin 07.22 de doğması göz önünde bulundurularak, hırsızlık eyleminin gece sayılan zaman dilimi içerisinde gerçekleştiğinin kesin olarak belli olmaması nedeniyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık eyleminin gündüz vakti işlendiğinin kabulü ile hüküm kurulması gerekirken, suç saati kesin olarak tespit edilmeden, TCK'nın 116/2 maddesi yerine 116/2-4 maddelerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmiş olması,
2- Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı işyeri dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden kurulan hükümde, yaş küçüklüğü nedeniyle 5275 sayılı CGİHK’nın 106/4 maddesi gereğince adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2013/6772, K. 2014/514, 14 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama