KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2013/9534 E., 2014/10228 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I) Sanık ...'e yüklenen hırsızlık suçu bakımından yapılan incelemede;
Mağdurun evinden 500,00 TL tutarında para ile altın yüzük ve küpelerin çalındığını olayın hemen akabinde öğrenip hırsızlık yapan şahısların gidebilecekleri istikamette araştırma yapan tanık ...'nin şüphelenerek durdurduğu... plakalı araçtaki kimliği belirlenemeyen iki şahıs tarafından, çalınan eşyaların tanığa verildiğinin anlaşılması karşısında, suça konu eşyaların suçu gerçekleştiren şahıslar tarafından hakimiyet alanına sokulduğu ve tesadüfen, kesintisiz bir takip olmaksızın tanık ... tarafından yakalanan iki şahıs tarafından tanığa bu eşyaların verildiği ve bu suretle hırsızlık eyleminin tamamlandığı halde,
sanık hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan cezadan teşebbüs nedeniyle indirim yapılarak eksik ceza tayin edilmesi; suçun teşebbüs aşamasında kaldığının kabulüne göre de, teşebbüs aşamasında kalan hırsızlık suçlarında 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi; aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ... müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA; II) Sanık ...'e yüklenen hırsızlık suçu bakımından yapılan incelemede;
1) Hırsızlık eylemi sırasında olay mahallinde yakalanan sanık ...'e, kaçan şahsın kim olduğu sorulduğunda, bu şahsın dilencilik yapmak için kendisi ile Ortaköy Kasabası'na gelen tanımadığı bir şahıs olduğunu; köylülerden bu şahsın isminin... olduğunu duyduğunu belirtmesi üzerine, sanık ...'nin kardeşi olan sanık ... hakkında kamu davası açılmış ise de.
13/04/2006 tarihli jandarma tutanağında, sanık...'nin resmi gösterilen tanık ... ve mağdur ...'nin, olay sırasında gördükleri şahsın sanık ... olmadığını belirttiklerinin yazılmış olması ve sanık ...'nin de aşamalardaki tüm beyanlarında suçlamayı inkar etmiş olması karşısında; sanık ...'nin atılı suçu işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği halde, sanığın atılı suçtan beraati yerine hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi;
Kabule göre de;
2) Mağdurun evinden 500,00 TL tutarında para ile altın yüzük ve küpelerin çalındığını olayın hemen akabinde öğrenip hırsızlık yapan şahısların gidebilecekleri istikamette araştırma yapan tanık ...'nin şüphelenerek durdurduğu ... plakalı araçtaki kimliği belirlenemeyen iki şahıs tarafından, çalınan eşyaların tanığa verildiğinin anlaşılması karşısında, suça konu eşyaların suçu gerçekleştiren şahıslar tarafından hakimiyet alanına sokulduğu ve tesadüfen, kesintisiz bir takip olmaksızın tanık ... tarafından yakalanan iki şahıs tarafından tanığa bu eşyaların verildiği ve bu suretle hırsızlık eyleminin tamamlandığı halde, sanık hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan cezadan teşebbüs nedeniyle indirim yapılarak eksik ceza tayin edilmesi;
3) Suçun teşebbüs aşamasında kaldığının kabul edilmesine karşın, teşebbüs aşamasında kalan hırsızlık suçlarında 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi;
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2013/9534, K. 2014/10228, 20 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama