KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2014/18577 E., 2015/3212 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ... müdafiinin asıl hükme yönelik temyiz istemi süresinde kabul ve temyiz talebinin reddine dair karar yok hükmünde sayılarak yapılan incelemede;
Olay yeri inceleme raporuna göre müştekinin kilitleyip parkettiği aracının sol ön kapısının açılması suretiyle oto teybi hırsızlığının yapıldığı, kapıda ki anahtar yuvasında mevcut bulunan harabiyetin müştekinin beyanına göre önceden mevcut bulunduğu ve aracın başka herhangi bir yerinde de zorlama izinin mevcut olmaması karşısında sanıkların bıçağı anahtar gibi kullanarak aracın kapısını açtıkları anlaşıldığından tebliğnamede ki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuklar hakkında TCK'nın 53/4. maddesi dikkate alındığında aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,,
2-5237 sayılı TCK'nın 2/1. maddesinin 2. cümlesi uyarınca, “Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.”
Aynı Kanun'un 31. maddesi uyarınca, fiili işlediği sırada 12 yaşından küçük olan ya da 12 – 15 yaş grubunda olup ta işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmeyen kişilerin(çocukların) cezai sorumluluğu yoktur. Ancak, bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanır.
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca, “Bu Kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirler, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır.”
Aynı Kanun'un 5. maddesinin başlığı ise; “koruyucu ve destekleyici tedbirler”dir.
Yukarıda özetlenen âmir hükümler gözetilmeyerek, cezaî sorumluluğu bulunan suça sürüklenen çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 5/3. maddesi uyarınca danışmalık tedbirine hükmolunması,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2014/18577, K. 2015/3212, 2 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama