KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2015/16387 E., 2017/3624 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Müştekiye ait araçtan hırsızlık yaptıktan sonra olay yerinden uzaklaşan sanığın ihbar üzerine gitmiş olduğu istikamet doğrultusunda araştırma yapan polisler tarafından görülerek durdurulup elindeki poşet kontrol edildiğinde çalınanların ele geçtiği sanığın rızai iadesinin bulunmadığı gözetilmeden hakkında TCK'nın 168. maddesinin uygulanması karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında hükmedilen sonuç cezanın 2 yıl 6 ay yerine 2 yıl 6 ay 2 gün olarak fazla hesaplanması,
2-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nun temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK'nın 53. maddesine ve sonuç cezanın 2 yıl 6 ay 2 gün olarak hesaplanmasına ilişkin bölümlerin” çıkartılarak,
yerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetlerin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına ve sanık hakkında hükmedilen sonuç cezanın 2 yıl 6 ay olarak hesaplanmasına infazın bu miktar ceza üzerinden yapılmasına ” cümlesinin eklenmesi suretiyle,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2015/16387, K. 2017/3624, 5 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama