KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2015/1852 E., 2015/5407 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiği.
5237 sayılı TCK'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493. maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu, hırsızlık eyleminin müştekiye ait eve girilerek gerçekleştirilmesine göre; eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun yanı sıra aynı kanunun 116/1. maddesinde belirtilen konut dokunulmazlığının ihlali suçunu da oluşturduğu ve karşılaştırmanın buna göre yapılmasında zorunluluk bulunması karşısında;
sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan açılan bir dava bulunmadığından söz konusu hükmün uygulanamayacağı gerekçesiyle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin ve sonraki suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK'nın lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2015/1852, K. 2015/5407, 24 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama