KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2015/2361 E., 2016/10588 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar vermek
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Mala zarar vermek suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın türü ve miktarına nazaran, 14.04.2011 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen Geçici 2. madde uyarınca, doğrudan verilen 3.000 TL ve altında kalan adli para cezasına ilişkin hükmün temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca sanık ...’in temyiz talebinin isteme uygun olarak REDDİNE,
B-Hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Müştekiye ait işyerinden hırsızlık yaptıktan sonra kaçan sanığın işyerinde unuttuğu tornavidayı almak için geri dönmesi üzerine müşteki tarafından otomobilin plakasının alınıp kolluğa haber verilmesi üzerine sanığın yakalandığının; sanığın çaldığı televizyonu sakladığı çalılıkların arasından ve bozuk paralardan bir kısmının ise yol kenarında atılmış halde kolluk tarafından bulunarak müştekiye teslim edildiğinin; bozuk paralardan bir kısmının ise ele geçmediğinin ve sanığın kesintisiz izleme olmaksızın araştırma sonucunda yakaladığının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin tamamlandığı gözetilmeden teşebbüs hükmünün uygulanması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra (b) bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’in temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün” çıkartılarak,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2015/2361, K. 2016/10588, 7 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama