KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2016/10025 E., 2017/11217 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın, olay tarihinde 20:00-04:30 saatleri arasında müştekiye ait aracın camını kırarak suça konu stepneyi çalması şeklinde UYAP sorgulamasında suç tarihinde Kocaeli ilinde güneşin saat 18.10 de battığı, 06:08'de doğduğu, atılı suçun gece sayılan vakitte gerçekleştiği, suç tarihinin 14.03.2004-15.03.2004 olması ve 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143 maddelerine uyan hırsızlık suçunda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.12.2012 tarih ve 2012/1247 esas ve 2012/1842 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere.
5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinde düzenlenen “suçun gece vakti işlenmesinin, suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâli olması nedeniyle aynı Kanun'un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alındığında, TCK'nın 66/1-d maddesinde öngörülen 22,5 yıllık asli ve 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılarak yapılan incelemede;
Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmiş olmasına karşın TCK'nın 143. maddesi ile uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından sanığın adli sicil kaydında 765 sayılı TCK'ya göre aynı neviden tekerrüre esas hükümlülüğünün bulunması nedeniyle, sanık hakkında 765 sayılı TCK'nın 522 madesinin lehe olan hükümlerinin değerlendirilmesi sırasında, suça konu eşyanın değerinin pek hafif olmasına karşın, normal kabul edilmesi sonuca etkili olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün” çıkartılarak,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2016/10025, K. 2017/11217, 24 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama