KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2016/10548 E., 2017/11216 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Önceki hükmün yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanık hakkında kazanılmış hak nazara alınırken bozma öncesi hırsızlık suçundan hükmedilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının kazanılmış hakkı oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanığın suç tarihi itibariyle tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde bozma öncesinde hatalı olarak hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmamış olmasından dolayı sanığın kazanılmış hakkının oluştuğunun gözetilmemesi suretiyle bozma sonrası sanık hakkında söz konusu maddenin uygulanması,
3-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,
hüküm fıkrasından “TCK'nın 53. maddesinin ve 58. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölümlerin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine, “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2016/10548, K. 2017/11216, 24 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama