KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2016/14566 E., 2017/6982 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
6352 sayılı Yasanın 100. maddesi ile CMK'nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, sanığa yüklenen yargılama giderinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması nedeniyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılması hususu infaz aşamasında re'sen dikkate alınabileceğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Sanığın suç tarihinden sonra başka bir hırsızlık eylemini gerçekleştirdiği esnada yakalanması üzerine, temyiz incelemesine konu hırsızlık eylemini işlediğini itiraf etmesi ve suça konu altınları hangi adresten çaldığını tarif ederek soruşturma aşamasında altınların iadesini sağlaması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanması sırasında cezanın yarısından fazla olmak kaydıyla 2/3 oranına kadar indirilmesi gerektiği halde; mahkemece söz konusu maddenin öngördüğünden daha az oranda uygulanması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
2)Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2016/14566, K. 2017/6982, 12 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama