KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2016/15007 E., 2018/4750 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suça konu cep telefonunun TTK Gelik İşletme Müdürlüğünün maden ocağındaki müştekiye ait dolaptan çalınması karşısında sanığın eyleminin TCK’nın 142/1-a maddesinde tanımlı hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hükmün açıklanmasına konu edilen 27.02.2007 tarihli mahkumiyet kararında sanık hakkında adli para cezası verildiği, daha sonra bozma üzerine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşıldığından ilk verilen adli para cezası sanık lehine olduğundan 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın gözetilmesi gerektiği gözardı edilerek, sanık ... hakkında önceki hükümde adli para cezası verilmesine rağmen bozma üzerine kurulan hükümde tayin edilen cezanın hapis cezası olması,
2-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasına "27.02.2007 tarih ve 2006/441E-2007/77K sayılı mahkumiyet kararında sanık hakkında adli para cezası verildiğinden, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek sanık hakkında tayin edilen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 50/1-a, 52/2. maddesi gereğince 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın ekonomik ve şahsi hali göz önünde bulundurularak
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2016/15007, K. 2018/4750, 2 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama