KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2016/15760 E., 2018/5340 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükmün temyiz yolu bildirimine ilişkin kısmının CMK'nun 232/6. maddesinde belirtilen açıklıkta olmaması ve sanık ...'ya gerekçeli kararın 7201 sayılı TK 35. maddesine göre tebliği tarihinde cezaevinde bulunması nedeni ile temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğinden, kesintiye uğramış takip sonucu polislerin sanığı yakaladığı ve eylemin tamamlanmış olduğu gözetilmeyerek, TCK'nın 35. maddesi ile uygulama yapılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 Sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nun temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında kurulan hüküm fıkrasından “TCK'nın 53/1. maddesinin (a),(b),(c)(d),(e) maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün” çıkartılarak,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2016/15760, K. 2018/5340, 9 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama