KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2016/17405 E., 2018/10895 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, mala zarar verme
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma·2 bölüm
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Katılan vekilinin süre tutum dilekçesi ile gerekçeli temyiz dilekçesi içerikleri itibariyle beraat eden sanık ... hakkında herhangi bir temyiz istemi bulunmadığı, temyiz isteminin sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede:
I- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması sırasında, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kısmi iptal kararının da nazara alınarak, infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükmün esasına oluşturan kısa kararda hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından ayrı ayrı uygulama yapılıp hüküm kurularak ceza tayin olunurken gerekçeli kararda sadece hırsızlık suçundan hüküm kurulması suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişkiye neden olunması,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2016/17405, K. 2018/10895, 10 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama