KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2016/18167 E., 2016/15268 K.·Kanun Yararına Bozma
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2016
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Hırsızlık suçundan sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 35/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 14/10/2015 tarihli ve 2015/301 esas, 2015/733 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 22.06.2016 gün ve 94660652-105-32-4470-2016-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 01.09.2016 gün ve 2016/338635 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE
Dosya kapsamına göre; 1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar, değer olarak da az olan şeyi alma durumunda uygulanacağı, somut olayda uygulama koşulları oluştuğu halde anılan Kanun'un 145. maddesiyle cezadan indirim yapılması veya ceza verilmekten vazgeçilmesi hususlarının tartışılmamış olmasında,
2- Yukarıda belirtilen hususun mahkemece tartışılarak ceza verilmesinden vazgeçilmesi yerine indirim uygulanmasının takdir edilmesi halinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 5. fıkrasının "Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder." hükmüne göre daha önce sabıkası bulunmayan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun, “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir” şeklindeki 51/1. maddesi karşısında, sanık hakkında verilen cezanın ertelenip ertelenmeyeceği hususları tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2016/18167, K. 2016/15268, 16 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama