KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2016/20047 E., 2018/11048 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
228 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK'nın 155/1.maddesi uyarınca hapis cezasının alt sınırının 6 ay olduğu dikkate alındığında, yerel mahkemece kurulan hükümde hem hapis cezasının tayin edilmesinde hem de adli para cezasının belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşıldığı anlaşıldığından aksi yöndeki tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 3. fıkrasında yer alan, "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen süreler ile" ibaresinin madde metninden çıkarıldığı ve 5237 sayılı TCK'nın 155/1. maddesinde tanımı yapılan güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında.
5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2016/20047, K. 2018/11048, 10 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama