KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2016/258 E., 2017/5633 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen yargılama giderinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması nedeniyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılması hususu infaz aşamasında re'sen dikkate alınabileceğinden; ayrıca müştekinin soruşturma aşamasındaki beyanlarına göre olay günü ikamet adresi olan kaldırım üzerine direksiyon kilidi ile kilitleyip ön tekeri de zincir ile demire bağlayarak bıraktığı motorsikletin çalınması şeklindeki eylemin TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeyerek sanık hakkında kurulan hükümde aynı Kanun'un 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre ;suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasından “TCK'nın 53/1.maddesinin (a),(b),(c),(d),(e) maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün” çıkartılarak,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2016/258, K. 2017/5633, 18 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama