KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2016/5290 E., 2017/11807 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 6. fıkrasının c bendinde gösterilen ''Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir.'' şeklinde düzenleme de gözetilerek, katılanın 10.10.2008 tarihli oturumda zararının karşılanmadığını beyan etmesi sebebiyle koşulları oluşmadığından 10.10.2008 tarih, 2007/321 esas ve 2008/891 karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilerek yapılan incelemede;
Hırsızlık suçuna konu eşyaların değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi ise aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2016/5290, K. 2017/11807, 31 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama