KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2016/5808 E., 2017/7885 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanık ...'nun kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar olmadığı ve hükmün de müdafii tarafından süresinden sonra temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında; sanığa sonradan yapılan tebliğ üzerine sanık ...'ın hükmü süresinde temyiz ettiği anlaşılmakla yapılan incelemede,
Konut dokunulmazlığını ihlal etme suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında TCK'nın 119/1-c maddesi gereğince uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından,
sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ilamındaki mahkumiyetin, TCK'nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 157/1. maddesinde tanımı yapılan dolandırıcılık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında.
5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip hakkında bahsedilen ilamın esas alınarak TCK'nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu ise infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilerek bozma nedeni
yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2016/5808, K. 2017/7885, 4 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama