KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2016/664 E., 2017/9230 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hükümler
- Mahkumiyet, Beraat
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I- Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan beraat hükümlerinin incelemesinde; 1-Beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanıklar lehine karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanacak vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Kanuna uygun olarak yakalandıktan ve tutuklandıktan sonra hakkında beraatine karar verilen sanık ... hakkında CMK'nun 141/1-e ve 141/2 madde ve fıkraları uyarınca tazminat hakkının bulunduğunun bildirilerek karara geçirilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiilerinin temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,
hüküm fıkrasına “ hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir olunan 1.500'er TL avukatlık ücretinin Maliye Hazinesi'nden alınıp kendisini vekille temsil ettiren sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'a verilmesine” ibaresinin eklenmesi ve "Kanuna uygun olarak yakalandıktan ve tutuklandıktan sonra hakkında beraatine karar verilen sanık ... hakkında CMK'nun 141/1-e ve 141/2 madde ve fıkraları uyarınca tazminat hakkının bulunduğunun bildirilmesine" şeklinde ekleme yapılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 esas 2015/85 karar sayılı, 24.11.2015 günlü resmi gazetede yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkra (b) bendinde düzenlenen seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına'' hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2016/664, K. 2017/9230, 20 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama