KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2016/7128 E., 2017/12502 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Mağdurun duruşmada alınan beyanında zararının, sanığın ailesi tarafından giderildiğini beyan ettiği anlaşılmakla, zararın ne zaman giderildiği araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1 veya 168/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-) Suç tarihi itibariyle, 6545 sayılı Yasa ile değişik TCK'nın 143. maddesi ile cezanın 1/2 oranında artırım yapılması yerine, 1/6 oranında artırım yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
3-) Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar,
kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2016/7128, K. 2017/12502, 9 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama