KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2016/9129 E., 2017/14047 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Olay tarihinde, katılan ... inşaat isimli şirkete ait inşaatta eleman olarak çalışan sanığın hem inşaat alanından bakır kablolar ile kablo kesintilerini, ayrıca bir adet cep telefonunu aldığı, ancak telefonun alınma şekli konusunda ifadeler arasında çelişki bulunduğu, müştekilerden...'in kollukta suça konu telefonun şirkete ait ... sanayi bölgesinde bulunan ve konaklamaları için işçilere tahsis edilmiş odadan çalındığını beyan ederken mahkeme aşamasında, şirket çalışanı olanı tanık ...'a ait olan telefonun sanığa verildiğini beyan etmesi,
tanık ...'in beyanlarında sanık şirket elemanı olduğu için kendisinden telefon istediğinde verdiğini bildirmesi, sanığın ise telefonun ...'in eşi adına ancak kendine ve hesabından kesilmek üzere alındığını beyan ederek suçlamayı kabul etmediğinin anlaşılması karşısında;
eylemin hırsızlık suçu yönünden TCK'nın 43/2. maddesinde düzenlenen müteselsil suçu mu, yoksa tek bir hırsızlık suçu ile birlikte hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi yönlerinden, müşteki ve tanık beyanları arasındaki çelişki giderilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik araştırmayla yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2016/9129, K. 2017/14047, 5 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama