KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2017/304 E., 2018/4859 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yargıtay 22. Ceza Dairesinin 22.10.2015 tarih 2015/18586E. 2015/5804 Karar sayılı bozma kararına karşı Antalya 16.Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2015 gün ve 2015/882 E. ve 2015/1020 K. sayılı hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen direnme kararının kabulü ile yapılan incelemede;
Sanık hakkında önceki hükümde yer alan mala zarar verme suçuna ilişkin olarak zamanaşımı süresince hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında kurulan hüküm fıkralarından “TCK'nın 53/1. maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin” çıkartılarak,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2017/304, K. 2018/4859, 2 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama