KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2017/4484 E., 2017/14712 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2017
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Nitelikli hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b (2 kez), 143 (2 kez), 151/1 (2 kez), 31/3 (4 kez) ve 62/1. (4 kez) maddeleri uyarınca 15 ay 16 gün hapis (2 kez), 2 ay 6 gün hapis (2 kez) cezası ile cezalandırılmasına dair İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/10/2008 tarihli ve 2005/311 esas, 2008/563 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 17.10.2017 gün ve 94660652-105-35-5125-2017-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24.10.2017 gün ve 2017/59002 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE
Sanığın 03/10/1987 olan doğum tarihinin, 03/10/1985 olarak düzeltilmesine dair Uşak Ağır Ceza Mahkemesinin 10/10/2006 tarihli ve 2002/265 esas, 2006/305 sayılı kararı gözetilmeksizin, suç tarihi itibariyle 18 yaşından büyük olan sanık hakkında üzerine atılı bulunan tüm suçlar yönünden yaş küçüklüğü nedeniyle indirim yapılmasında isabet görülmemiş ise de, olağanüstü ve istisnai bir kanun yolu olan kanun yararına bozmanın aleyhe sonuç doğurmayacağı ve sonuca etkili bir durum meydana getirmeyeceği değerlendirilerek kanun yararına bozma başvurusuna konu edilmeyerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre;
1-Nitelikli hırsızlık suçunun müşteki ...'e ait aracın mülkiyetine yönelik olduğunun anlaşılması karşısında; müşteki ...'e yönelik mala zarar verme suçunun yasal unsurlarının suça konu olayda gerçekleşmediği gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde,
2-Kabul ve uygulamaya göre de; her iki mala zarar verme suçundan dolayı hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının, sanığın suç tarihi itibariyle adli sicil kaydının da bulunmadığıda dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi uyarınca anılan maddenin 1. fıkrasında yer alan seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
I- (1) nolu kanun yararına bozma talebine yönelik yapılan incelemede
Hırsızlık suçunun müşteki ...'e ait aracın mülkiyetine yönelik olduğunun anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun konusu olan araç ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın tek olması nedeniyle müşteki ...'e yönelik eylem sebebiyle ayrıca mala zarar verme suçunun yasal unsurlarının suça konu olayda gerçekleşmediği gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile,
sanık ... hakkında İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/10/2008 tarihli ve 2005/311 esas, 2008/563 karar sayılı kararının müşteki ...'e yönelik eylemi sebebiyle mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle, müşteki ...'e yönelik unsurları oluşmayan mala zarar verme suçundan sanık ...'ın BERAATİNE, tayin olunan cezanın çektirilmemesine, verilen kararın niteliği itibariyle sanık hakkında aynı müştekiye yönelik mala zarar verme suçu yönünden 2 no’lu kanun yararına bozma istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
II- (2) nolu kanun yararına bozma talebine yönelik yapılan incelemede
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2017/4484, K. 2017/14712, 14 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama