KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2018/11124 E., 2019/4703 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Olay tarihinde gündüz vakti sanıkların ...'ye ait ve ...'ye teslimi gereken, yol yenileme çalışmalarında sökülen ve demir rayların yanında bulunan hurda ray demirlerini çalmak üzere keserlerken Jandarma tarafından suç üstü yakalandıkları olayda sanıkların eylemlerinin TCK'nın 142/1-a maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki sanıkların eylemlerinin TCK'nın 141/1 maddesine uyduğu yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Dosya içeriğinden sanıkların hurda ray demirlerini çalmak üzere keserlerken Jandarma tarafından suç üstü yakalandıkları anlaşılmakla, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 35. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-5237 sayılı yasanın TCK'nın 142/1-a maddesi uyarınca suç tarihi itibariyle hüküm tesis edilirken; hükmün gerekçesinde ''suçun işleniş biçimi, sanıkların amaç ve saiki, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak takdiren alt sınırdan olmak üzere ceza tayinine'' denilmesine rağmen hüküm fıkrasında temel cezanın 3 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle çelişki oluşturulması,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2018/11124, K. 2019/4703, 25 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama